14 Mayıs Eczacılık Günü

14 Mayıs Eczacılık Günü

Türkiye’de her yıl 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü olarak kutlanıyor. Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de ilk eczacı sınıfının açıldığı 14 Mayıs 1839 tarihi esas alınarak “Eczacılık Günü” olarak kabul ve ilan edilmiş. Aradan geçen 182 yılda eczacılık alanında çok önemli gelişmeler yaşanmış ve bilimsel eczacılık akademik bir mesleğe dönüşmüştür.

Dünyada ve Türkiye’de Covid-19 salgını sonrası yaşananlar, 200’e yakın Devlet’te ve Ülkemizde alınan tüm tedbirlere rağmen 14 Mayıs 2021 tarihi itibariyle Dünyada toplam vaka sayısının 162 milyonu ve yaşamını yitirenlerin sayısının da 3 milyon 360 bini bulması, Türkiye’ de ise ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden günümüze aradan geçen 14 aylık sürede toplam vaka sayısı 5 milyonu geçmiş yaşamını yitirenlerin sayısı da 44 bini geçmesi tüm insanlığın nasıl da çaresiz duruma düştüğünü hep birlikte yaşadık yaşıyoruz.

Ülke yönetimlerinin ekonomik güçleri doğrultusunda aldığı tedbirler, salgınla mücadele için insanlık tarihinde ilk kez Covid-19 aşısının bir yıl içinde bulunup uygulamaya konulması, Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşların eşit aşı dağılımı için yetersiz de olsa yoğun çaba içerisinde çalışmaları yüreklere az da olsa su serpmiştir.

Türkiye’de ve Dünya’da sağlık, tıp, eczacılık ve diğer sağlık alanında hizmet üreten mesleklerin ne kadar önemli olduğu ve insanlığın geleceği için ortaya koyduğu çaba ve salgınla mücadele görünmeyenlerin bir kez daha görülmesi ve bu alanda önemli tedbirlerin alınması için bir ışık yakması da ortaya çıkmıştır.

Türkiye’de salgınla mücadelenin sadece Sağlık Bakanlığımızın aldığı tedbirlerle değil, meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri ve sağlık alanında hizmet veren tüm sektör ve insanların ortaya koyduğu çabanın ne kadar önemli olduğunu da ortaya koymuştur.

İşte bu nedenle 182 yıldır Ülkemizde sürdürülen bilimsel eczacılığın ne kadar önemli olduğunu ve her 14 Mayıs’ta Eczacılık Günü’nün kutlandığını biliyoruz. Biz de tüm eczacıların “14 Mayıs Eczacılık Günü”nü kutluyoruz.

Eczacılık mesleğinin, örgütlü yapısı 1956 yılında kurulan Türk Eczacıları Birliği (TEB)’in bu konuda yaptığı çalışmaları içeren ve 14 Mayıs Eczacılık Günü gerçeklerini ortaya koyan Basın açıklamasını ben de bu sayfadan tüm okuyucularla paylaşıyorum.

Bekir Metin

Editör

———————————————

Bilimsel Eczacılığın 182. Yılı: Sağlığınız için Eczacınıza Güvenin Eczane Güvendir

Değerli basın mensupları,

Türk Eczacıları Birliği Başkan Ecz. Erdoğan Çolak

Bugün, bu topraklarda bilimsel eczacılığın kuruluşunun 182. yılını kutluyoruz. 14 Mayıs, biz eczacılar için önemli ve simgesel bir tarih. 14 Mayıs 1839 tarihinde Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane içerisinde açılan eczacılık sınıfı ile ülkemizde eczacılık, akademik bir mesleğe dönüşmüştür.

Biz eczacılar, 14 Mayıs’ı her sene belirli temalar çerçevesinde, Birliğimiz ve tüm Eczacı Odalarımızla birlikte hafta olarak kutluyoruz. Bu yıl, Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun da temasından yola çıkarak, pandemi döneminde daha da iyi anladığımız bir konuya vurgu yaptık ve temamızı “Sağlığınız İçin Eczacınıza Güvenin. Eczane Güvendir” olarak belirledik.

Kaybettiklerimizi Anıyoruz

Bir yılı aşkın süredir dünyayı saran ve sarsan COVID-19 pandemisi nedeniyle kaybettiğimiz 421 sağlık çalışanının 51’i meslektaşımız ve 19’u da eczane teknisyenlerimizdi. Bunlar bizler için birer sayı değil; hepsi birer can, meslektaş, arkadaş, kardeş, anne, baba, evlat… Hepsini saygıyla anıyoruz. Bugün anılarını yâd etmek adına, eczacılar olarak tüm Türkiye’de 1 dakikalık saygı duruşunda bulunacağız. Aynı zamanda Birlik binamıza astığımız branda, eczanelerimizde kullandığımız afişlerle de kaybettiklerimizi anacağız.

Bizler eczacılar olarak bu sancılı süreçte ilk günden itibaren önemli roller üstlendik. Pandemi süresince kesintisiz olarak temel ilaç ve sağlık danışmanlığı hizmetlerini vermeye devam ettik. Hastalarımızın ilaçlara ve kişisel koruyucu ekipmanlara erişebilmesini sağladık. Topluma bilimsel kanıta dayalı tavsiyeler verdik. El dezenfektanları ürettik, ücretsiz maske ve ücretsiz grip aşısı dağıttık. Kronik hastalarımızın ilaçlarını temin ettik ve izlemlerine katıldık. Öte yandan farkındalık kampanyaları yürüttük, bilgi kirliliği ile mücadele ettik. Pandeminin ilk gününden itibaren tüm sağlık çalışanları olarak sağlık sistemini ayakta tutmak için her türlü fedakârlığı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

Eczane Güvendir

Güven, önemli bir kavramdır. Özellikle de konu sağlık olduğunda. Pandemi ile birlikte, bireyler haklı olarak kendilerini güvende tutmak adına daha fazla adım atmaya başladı. Ancak ne yazık ki bunu fırsata çevirmek isteyenler de türedi. İnternetten satılan, saklama ve dağıtım koşulları denetlenmeyen takviye edici gıdalar, merdiven altında ruhsatsız üretilmiş maskeler ve dezenfektanlar gibi yarar sağlamayıp aksine zarar veren durumlara üzüntü ve endişe ile tanıklık ettik. Bu noktada da eczanelerimizin güvenilir ürünün, eczacılarımızın da doğru bilginin adresi olduğunu hatırlatmak adına çalışmalar yaptık.

Bir kez daha sizlerin nezdinde uyarılarımızı tekrarlamak isteriz:

  • Vitamin ve gıda takviyeleri, bazı ilaçlarla birlikte alındığında etkileşime girebilir ve bu durum kişilerin sağlığını tehlikeye atabilir.
  • Bazı vitamin ve gıda takviyeleri, bazı hastalıklarda ve hâlihazırda kullanılan ilaçlarla birlikte asla kullanılmamalıdır.
  • Eczane dışında vatandaşa sunulan sağlığa ilişkin ürünlerin dağıtımının, saklama koşullarının denetiminin yapılması mümkün değildir.
  • Hastanın hastalık kayıtlarına erişebilen, bu doğrultuda doğru gıda takviyesi ve vitamin önerebilecek kişiler yalnızca sağlık profesyonelleridir.
  • Eczane dışında satılan ürünlerde, hekim ve eczacı danışmanlığı ortadan kalkmaktadır. Bu da beraberinde hatalı kullanımı getirmektedir.
  • Yukarıda saydıklarımıza ek olarak, önemle üzerinde durduğumuz bir konuyu da ifade etmek isteriz. İnternetten satışı yapılan bu ürünlerin ve ilaçların önüne geçebilmenin yegâne yolu yasal düzenlemelerdir. İnternetten sağlık ürünlerinin satışının önüne geçebilmek için yasa koyucunun bir an önce harekete geçerek ivedi bir düzenleme yapması gerekmektedir. Günü kurtarmaya yönelik çözümlerin işe yaramadığını pandemi bize daha net gösterdi. İnternetten ilaç satışı kesin bir şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.

Taleplerimiz Devam Ediyor

Pandeminin ilk gününden bu yana diğer sağlık çalışanları gibi bizlerin de çeşitli taleplerimiz oldu. Bunların büyük bir bölümünün karşılanmadığını üzülerek ifade etmek isteriz.

Taleplerimizi ve çağrılarımızı bir kez daha yinelememiz gerekirse:

-COVID-19 aşısı, salgınla mücadelede elimizdeki en büyük kozumuz. Aşı tedarik süreçlerine hız verilmeli, ülkemizde uygulanan aşı çeşidi artırılmalıdır.

-Ücretli COVID-19 aşısı, eşitsizliği derinleştirecek bir uygulamanın önünü açacaktır. Aşılar, kamu tarafından ücretsiz bir şekilde sağlanmalıdır.

-Bu süreç bize yerli ilaç ve aşının değerini bir kez daha gösterdi. Yerli ilaç ve aşı politikaları bir an evvel önceliklendirilmeli, dışa bağımlılık azaltılmalıdır.

-Bir kişiyi bile arkada bırakmadan, topyekûn bir mücadele vermemiz gerekirken üretilen aşıların büyük çoğunluğu bazı ülkelere gidiyor. Pek çok ülkeye ise aşı gitmiyor, ya da sembolik sayılarda gidiyor. Burada ahlaki bir çöküşün varlığını görüyoruz. COVID-19 aşılarını bir uluslararası ticaret malı haline gelmesi, patentinin olması kabul edilebilir bir durum değildir. Aşılar insanlığın ortak mirasıdır ve aşıda patent kabul edilemez.

-Eczacılarımız, eczane çalışanlarımız, stajyerlerimize düzenli tarama testleri yapılmalıdır.

-Stajyer eczacılarımız bir an evvel aşılanmalıdır.

-Yaygın eczane ağını korumak için ekonomik destek ve teşvik paketlerinde eczacılarımız da yer almalı, İlaç Fiyat Kararnamesi bir an evvel güncellenmelidir.

-Bulaş riskini önlemek adına bir an evvel, tam anlamıyla elektronik reçeteye geçilmelidir.

-Eczacılarımıza ve eczane çalışanlarımıza koruyucu ekipman desteği sağlanmalıdır.

-Eczacıların eğitim alarak, gönüllülük esasına dayalı bir şekilde bağışıklama hizmetlerine etkin katkıda bulunması sağlanmalıdır. Örneğin; İrlanda, ABD, İngiltere ve Fransa’da eczacılar COVID-19 aşılama çalışmalarına katılmaktadır.

-Güvenilirliği kanıtlanmış tanı kitlerinin, yine gönüllülük esasına dayanarak, eczacılar tarafından uygulanmasının yolu açılmalıdır.

-Son olarak ise COVID-19’un tüm sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde meslek hastalığı olması adına gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve illiyet bağı aramaktan vazgeçilmelidir.

Eczacılık tarihini, insanlık tarihinden ayıramayız. Bizler, Anadolu’nun yetiştirdiği Lokman Hekim’in, Dioscorides’in, Galen’in, Hipokrat’ın ayak izlerini takip ediyoruz. Kadim bir mesleğin mensupları, halk sağlığının savunucularıyız.

Zor günlerden geçiyoruz. Dileriz bir an evvel geçer bu günler. Sağlıklı günler hayaliyle ve umutla tüm eczacı meslektaşlarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutluyor ve hastalarımıza sesleniyoruz: Sağlığınız için hekiminize, eczacınıza, sağlık çalışanlarına güvenin, başka kimseye değil. Sağlığa ilişkin tüm ürünlerinizi de sadece eczaneden alın. Unutmayın, eczane güvendir.

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir