23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23 Nisan Bayramı, Türkiye Cumhuriyetini kuran insanların ilk bayramıdır! Kimdir bu insanlar, nasıl bir eğitimden gelmektedirler?       

Bunlar; “Varlığını sürdürebilmek için, bazı son dönem Osmanlı Padişah ve devlet adamlarının, Askeri, İdari, Eğitim ve sosyal yaşamla ilgi kararları ve uygulamaları sonucu, o yüzyılın ileri ülkelerindeki gibi aydın ve Türk olma duygularıyla yetiştirilen” son gençler kuşağıdır.

 Sabrınıza sığınarak, sizi bu bayramları bize hediye eden kuşaklara götürmek istiyorum.

Onları yetiştiren okullar, Padişah II. Mahmut zamanında kuruldu! Devlet örgütünün yenilenmesinde, askerinden tut, eğitimine kadar batılı devletler, özellikle Fransa örnek alındı! Bunda, sanırım 1798 Fransız Devriminin ve II. Mahmut’un annesini Fransız oluşunun etkisi vardır.

Yıl 1813… II. Mahmur Padişah oluyor. Yeniçeri Ocağı, MALUM!!!  Kanlı bir şekilde Yeniçeri ocağı kaldırıldı! Asakir-i Mansure-i Muhammediyye  (Türkçe: Muhammed’in zafer kazanmış orduları) adıyla yeni bir ordu kuruldu!

İlköğretimi zorunlu hale getirerek, bugünkü ilkokula denk Rüştiye okulları kuruldu.

 Avrupai tarzda eğitim vermek amacıyla İstanbul’da;

Türkiye’nin ilk Harp Okulu olan “Mekteb-i Harbiye” kuruldu,

1927 yılında ilk modern tıp okulu olan “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” kuruldu.

Kıyafet Nizamnamesi ile sarık, kavuk ve biniş giyilmesini yasaklayıp, ceket, pantolon ve fes giyilmesi kuralını getirildi!   

1831 yılında Modern anlamda ilk nüfus sayımını gerçekleştirildi!

İlk; “Posta teşkilatı” kuruldur!

Osmanlı tarihindeki ilk resmi Türkçe gazete olan “Takvim-i Vekayi”   yayımlandı.

Hükümet teşkilatı diyebileceğimiz, bir Başbakanlık ve Bakanlıklar kuruldu!

Danıştay’ın, ilki diyebileceğimiz “Meclis-i Vala” gibi oluşumlar kuruldu!

Bu örgütlenmeler ve okulların açılması Tanzimat döneminde de devam etti!  “Mülkiye Mektebi, Tapu Kadastro Mektebi ve şehirlerde İdadi’ler (Liseler) kuruldu.  Tapu Kadastro Teşkilatı kuruldu”

Osmanlıyı yıkılmaktan kurtarması ümidiyle, Türk kökenli bu çocuklar  yatılı okullarda özel olarak, vatan sevgisi ve Türk’lük şartlanmasıyla, yetiştirildi!

Ne var ki; Osmanlı, dünya savaşından yenik çıkmıştı! Sevr denilen bir antlaşma, üzerinde konuşmak değil, imzalanmak üzere önümüze konmuştu!

Bunu,  Dr. Cemil Topuzlu Paşa hatıratında, Paris’te karşılaştıkları faciayı anlatırken;

“Sevr’de sanık muamelesi görüyorduk. Elinde bir tomar kağıtla ayağa kalkan Klemenso; “Efendiler siz savaşa nedensiz girdiniz. Çanakkale’yi yıllarca kapattınız, savaşın dört yıl uzamasına, milyonlarca insanın ölmesine neden oldunuz. Bundan dolayı bugün size teklif etmekte olduğumuz antlaşma şartları çok ağırdır. İçindeki maddeleri asla görüşmeyeceğiz ve kesinlikle tartışmayacağız. Onların bir kelimesini bile değiştirmeyeceğiz. Bütün halinde ve aynen, birkaç gün içinde inceledikten sonra kesinlikle kabul etmenizi istiyoruz” dediğini ve bu arada Venizelos’la, Nubar Paşa’nın keyiften kıs, kıs güldüklerini görünce, oturduğu yerde titremeye ve ter dökmeye başlar. Artık, idam hükmümüzü almış bulunuyorduk” diye yazmaktadır!

Rıza Tevfik ise; “Bizlere ağız açmak yasaktı. Sadece imzalamak düşüyordu” diye özetler!

Osmanlının son döneminde kurulan bu okullarda yetiştirilen gençlerin büyük bir kısmını, 1. Dünya Savaşında Çanakkale’de ve Arap topraklarında şehit vermiştik!

Hayatta kalabilenler, Anadolu da ümitsiz bir kavgaya giriştiler! Zaten, savaşın içinde büyümüşlerdi! Başka yapabilecek ne vardı ki?

Tek hedefleri, Misak-i Milli sınırları içinde yaşayan insanlarda ulus bilinci yaratarak, yeni bir Türk devleti kurmak!

Ve o kuşak bunu başardı! Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran O MECLİS, 1921 yılında bir yasa çıkarır, “23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun”! Bu yasa sadece, 23 Nisan 1920’de kurulan Meclisin Kuruluşunu kutluyordu!

O Meclis, 1 Kasım 1922 tarihinde de, “Saltanatı kaldırdı ve Egemenlik Milletindir” ilkesini, yeni Devlet’i’ temel ilkesi ilan etti! İşte, 1 Kasım tarihi o zaman ki Türkçe’ siyle  “Hakimiyet-i Milliye Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı!

1927 yılın da ise, “Himaye-i Etfal Cemiyeti=Çocuk Esirgeme Kurumu”; Atatürk’ün himayesinde düzenlenen Çocuk aktiviteleriyle, 23 Nisan günü de, “Çocuk Bayramı” olarak da kutlanmaya başlandı!

1935 yılına gelindiğinde, bu 3 kutlama, 23 Nisan gününe getirilerek birlikte kutlanmaya başlandı!

Böylece, her 23 Nisan’da Ulus olarak; “Egemenliğimizi”, “T.B.M.M.’nin Kuruluşunu” ve hem de “Çocuklarımızın Bayramını” kutlamaktayız.

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun! Nice, 23 Nisanlara! 

Sağlıkla, dostlukla kalın

Yazar Av. Önder Limoncuoğlu, İzmir, 23 Nisan 2021, Güncelleme: 23 Nisan 2022

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir