Afganistan’da Taliban nasıl kuruldu?

Afganistan’da Taliban nasıl kuruldu?

Afganistan, Orta Asya’nın güneyinde denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Doğu ve güneyde Pakistan; batıda İran; kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan; kuzeydoğuda ise Çin ile komşudur. 652.000 km² yüz ölçümlü, kuzey ve güneydoğusunu düzlüklerin oluşturduğu dağlık bir ülkedir.

Başkan: Eşref Gani (Taliban’ın 16 Ağustos 2021 tarihinde Afganistan’da duruma hâkim olmasının öncesinde Tacikistan’a kaçtı)

Başkenti: Kabil, Kuruluş tarihi: 1709, Alan: 652.860 km²

Nüfus: 38,04 milyon (Dünya Bankası resmi kayıtlarına göre, 2019)

Para birimi: Afgan Afganisi

Resmi dilleri: Peştuca, Darice

Kaynakça: 

Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/wiki/Afganistan

Taliban nasıl kuruldu? Bugünkü gücüne nasıl kavuştu?

ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban güçleri kısa sürede ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Kaos ve şiddetin baş gösterdiği ülke artık, Afganistan İslam Emirliği ismiyle anılıyor. Peki Taliban bugünlere nasıl geldi? Örgüt nasıl ortaya çıktı? Arkasında kimler var? Bu yazıda sizler için derledik…

Taliban, ABD liderliğindeki güçlerin 20 yıl sonra Afganistan’dan çekilmeye başlamasıyla ülkede etkinliğini artırırken, dün itibariyle tüm vilayetlerin yönetimini ele geçirdi. Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, ülkeyi terk etti. Uluslararası basın tarafından paylaşılan fotoğraflar, geride kalanların endişesini ve ülkeyi terk etme mücadelelerini ortaya koydu.

Peki Taliban ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Bugünkü gücüne nasıl kavuştu? Nasıl uygulamaları var? Bu yazıda hepsini sizler için derledik…

Taliban’ın lider kadrosu

Molla Yakup, Taliban lideri

Taliban’un kurucusu Molla Ömer’in oğlu. Örgütün askeri komitesinin başkanı. Örgüt içinde birleştirici bir rolü olduğu belirtiliyor.

Siracettin Hakkani, Taliban lideri

Sovyet işgaline karşı mücadele veren Celaleddin Hakkani’nin oğlu. Taliban örgütünün ‘başkan yardımcısı’ olarak anılıyor. Aynı zamanda Hakkani örgütünün de kurucusu. Afganistan’da intihar saldırılarının arkasında çoğunlukla Hakkani ağının olduğu sanılıyor.

Heybetullah Akhundzade, Taliban lideri

El Kaide’nin liderlerinden Eymen el Zevahiri’ye yakın isimlerden. Taliban örgütü içinde nadiren görüntü veren liderlerden biri.

Molla Abdul Gani Baradar, Taliban lideri

Taliban örgütünün kurulduğu Kandahar doğumlu. Örgütün kurucusu Molla Ömer ile birlikte yan yana savaşmış bir isim. Molla Abdul Gani Baradar, Molla Ömer ile birlikte Taliban’ı 1990’larda kurdu

İç Savaş ile Ortaya Çıktı

Taliban, Arapça talib (öğrenci) kelimesinin çoğulu Taliban (öğrenciler) adını kullanarak 1994 yılında 50 medrese öğrencisinin katılımıyla kuruldu. Sadece Afganistan’da 85 bin savaşçısı olduğuna inanılan Taliban, kurulduktan sonra, dokuz yıl boyunca mücahitler olarak adlandırılan Afgan isyancılarla birlikte Sovyet işgaline karşı savaştı. Kuruluş felsefesini de Afganistan’da İslam’a dayalı bir yönetim getirmek olarak tanımladı.

ABD, Soğuk Savaş sırasındaki en büyük düşmanı eski SSCB’ye karşı yürütülen politikanın bir parçası olarak o dönemler, mücahitlere silah ve para sağlıyordu. Sovyetler ise o dönem, ülkenin ilk cumhurbaşkanı Mohammad Daoud Khan’a karşı kanlı bir darbe düzenleyen komünist liderleri destekliyordu.

Sovyetler, 1989’da Afganistan’dan çekildikten sonra, ülke kısa sürede kaosa sürüklendi. Tarihler 1992’yi gösterdiğinde, iktidar savaşı yaşanan Afganistan’da iç savaş patlak verdi.

İç savaşta ortaya çıkan gruplardan biri de Taliban’dı…

Kuzey İttifakı ile savaş ve Mezar-ı Şerif’in ele geçirilmesi

Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinin ardından diğer gruplar, ülkenin kuzeyindeki Mezarı Şerif’i geçici başkent ilan etti. Burhaneddin Rabbani liderliğinde bir araya gelen ve adını Kuzey İttifakı olarak duyuran gruplar ellerindeki kentleri kaybetmemek için Taliban’a karşı mücadeleye girişti. Taliban, 1997’de Mezarı Şerif’e saldırdı. Halk direnişi ile karşılaşan örgüt, burada yaklaşık 10 bin savaşçısını kaybetti. 7 bin civarında Taliban militanı da Kuzey İttifakı tarafından esir alındı ve daha sonra bu militanların öldürüldüğü ifade edildi.

Mezarı Şerif’teki bu savaşla ‘beyin takımını’ kaybettiği belirtilen örgüte El Kaide’ye bağlı çok sayıda savaşçı katıldı. Taliban, topladığı güç ve örgüte yeni katılanlarla birlikte Ağustos 1998’de yeniden Mezarı Şerif’e saldırdı.

Bu defa kenti almayı başaran grup, siviller dahil birçok kişiyi ya öldürdü ya idam etti. Özellikle de azınlık durumdaki etnik gruplara mensup insanlar, topluca kıyımdan geçirildi. Mezhepçi politikalar uygulayan Taliban, İran’ın Mezarı Şerif’teki konsolosluğuna saldırdı, 9 İranlı diplomat ile bir gazeteci öldürüldü.

Analistlere göre Taliban, Mezarı Şerif’i ele geçirdikten sonra bir önceki yılın intikamını aldı.

Çok sayıda kişinin evi ve araçları ya gasp edildi ya da yakıldı.

Örgüt 1998’de Afganistan’ın yüzde 90’ını kontrol altına aldı. Muhaliflerin elinde sadece Şah Mesud’un kontrolündeki Pencşir bölgesi kaldı.

Dini Okullarda Eğitim Görenlerden Oluşuyor

Afganistan ve Pakistan’da muhafazakar dini okullarda eğitim gören Taliban milisleri 1994’te örgütü kurdu ve devlet sahnesinde önemli bir rol üstlendi.

İç savaştan yararlanan Taliban, Kabil’den sonraki en büyük şehir olan Kandahar’ın kontrolünü ele geçirerek hızlı askeri kazanımlar elde etti ve buradaki halka ‘barışçıl’ yaşam sözü verdi. Savaştan bıkmış halk, onları kurtarıcıları olarak görürken, uluslararası kamuoyu onları savaş suçu işlemekle itham ediyordu.

1996’da Taliban başkent Kabil’i ele geçirdi ve ülkenin son komünist başkanı Necibullah Ahmedzai’yi Kabil meydanında astı. Afganistan’ı bir İslam emirliği ilan etti ve İslam hukukunun katı yorumunu empoze etmeye başladı. Bu başarısı sadece üç ülke tarafından tanındı: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Pakistan.

Yerel yönetimin yol açtığı yolsuzluklarla savaşacağını açıklaması, onları halk arasında kısa sürede popüler hale getirdi.

Kadınların Eğitim Görmesi Yasaklandı

Ancak grup, ‘iç savaş suçlarının devam etmemesi için getirdiği kısıtlamaları’ hiç bir zaman hafifletmedi. Kadınların eğitim görmesi, doktorlar hariç tüm kadınların çalışması yasaklandı. Kurallara uymayanlar ölümle tehdit edildi, sokaklarda işkence gördü, hapse atıldı.

Yönetimde kaldıkları altı yıl boyunca eğlence sektörünün (müzik, televizyon gibi) kısıtlandığı, azınlıkların kötü muameleyle karşılaştıkları bilinir. Taliban’ın yönetimde kaldığı süre boyunca, erkek sporcuların kıyafetlerine karışırken, beş vakit namaz nedeniyle maçlara ara verilmesi, ülkede spor faaliyetlerini de durma noktasına getirdi. 2001 yılında Bamiyan eyaletindeki tarihi Buda heykellerini yok etme kararı, dünya çapında büyük tepkilere yol açtı.

1999’da Birleşmiş Milletler, Taliban’a El Kaide ile bağlantıları nedeniyle yaptırımlar uyguladı.

11 Eylül’de Afganistan Rolü

ABD, 7 Ekim 2001’de Taliban’ın, eski mücahit komutanı Abdul Rab Rassool Sayyaf tarafından ülkeye davet edildikten sonra, El Kaide lideri Usame bin Ladin’i teslim etmemeleri nedeniyle Afganistan’ı işgal etti.

Dönemin ABD Başkanı Bush, tüm müzakereleri kapalı tutarken, örgütün 11 Eylül’deki rollerine ilişkin istedikleri kanıtları da sunmayı reddetti.

ABD ve müttefikleri Afganistan’a bombalar yağdırırken, Taliban birkaç ay içerisinde iktidardan ayrılmak zorunda kaldı. 2001’in Aralık ayında Hamid Karzai başkanlığında yeni bir geçici hükümet kuruldu. Ancak 2006 yılında, Taliban yeniden bir araya geldiğinde, gruba yeni mücahitler katmış, ve işgalcilere karşı mücadelesini geliştirmişti.

40 Binden Fazla Sivil Öldü

Yaklaşık 20 yıl süren çatışmalar sonucu Afganistan, harap oldu… 40 binden fazla sivil hayatını kaybetti. 64 bin Afgan askeri ve 3 bin 500 uluslararası asker öldürüldü.

2011’de Obama yönetimi, bir grup Taliban yetkilisine, o zamanki Afgan hükümetiyle müzakere yürütebilmesine ön ayak olmak için Katar’da oturma izni verilmesine destek oldu. 2018’de Trump yönetimi, Afgan hükümetini dahil etmeden grupla resmi, yüz yüze görüşmelere başladı. Taliban, beyaz bayraklı, Afganistan İslam Emirliği adını verdiği “paralel bir devlet” kurdu. Ayrıca ülkenin 34 ilinde kendi yönetimleri olan gölge valileri seçti.

Taliban şefleri, ülkenin finans, sağlık ve eğitim gibi öncelikli konularından sorumlu olan komisyona başkanlık ederken, ülkedeki mahkemeleri bile kendileri yönetiyor.

Taliban, Yılda 1.5 Milyar Dolar Kazanıyor

BM Komitesi ve örgüt üyelerine göre, Taliban, yılda 1.5 milyar dolara yakın kazanıyor.

Ayrıca Taliban’ın bölgesel uyuşturucu ticaretinde de önemli bir rol oynadığı biliniyor. Ülkedeki yasal olmayan örgüt ve mafyalarla metanfetamin ticaretinin büyük bir kısmını elinde tutarken, madencilik ve maden ticareti de Taliban’ın başlıca gelir kaynakları arasında yer alıyor.

ABD, Afganistan’a yönelik saldırıları boyunca uyuşturucu üretim alanlarına birçok kez hava saldırısı yaptı, milyonlarca dolar harcadı. Ancak bugün dünyanın en büyük afyon tedarikçisi olan Taliban, uyuşturucu gelirini hiçbir zaman kaybetmedi.

‘Taliban’ı Biz Var Ettik’

BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) Kabil ofisi başkanı Cesar Gudes Reuters’e verdiği demeçte, “Taliban ana gelir kaynaklarından biri olarak Afgan afyon ticaretine güveniyor” dedi. Afganistan’ın uyuşturucu ticareti hakkında bilgisi olan bir ABD’li yetkili de ülkesinin bu duruma engel olamadığını söyledi. ve ‘Muhtemelen Taliban’ı biz var ettik’ dedi.

Taliban, ABD topraklarına yönelik 11 Eylül saldırılarının ardından, 2001 yılında ABD öncülüğündeki bir işgalle iktidardan uzaklaştırılmış, ancak son 20 yılda ülkede gerçekleştirdiği sayısız saldırı ile kademeli olarak güç kazanmıştı.

ABD’nin bir önceki Başkanı Donald Trump yönetiminin, 29 Şubat 2020’de, Taliban ile, güvenlik garantileri karşılığı ülkeden çekilmek için anlaşma imzalamasının ardından, örgüt, uluslararası alanda meşruiyet kazanmaya başladı.

Joe Biden da Kararı Değiştirmedi

Trump’ın halefi ABD Başkanı Joe Biden, asker çekme kararını tersine çevirmedi, bunun yerine 11 Eylül saldırılarının 20. yıldönümüne denk gelmesi için 11 Eylül’e erteledi. Ancak Temmuz ayında bu süreyi tekrar 31 Ağustos 2021 olarak revize etti.

Silahlı grup, ABD güvenlik çıkarlarını hedef almama sözünü büyük ölçüde tutsa da, Afgan güçlerine ve sivillere yönelik ölümcül saldırılar düzenlemeye devam etti.

ABD-Taliban anlaşması, Taliban ile Afgan liderliği arasındaki barış görüşmelerinin yolunu açtı. Ancak sahada süren şiddet, görüşmelerin önüne geçti ve ilerleme kaydetmeyi başaramadı…

Silahlı grup ilk olarak Mayıs ayında hükümet güçlerine karşı kapsamlı bir saldırı başlattıktan sonra İran, Özbekistan, Tacikistan ve Pakistan gibi önemli sınır geçişlerinin kontrolünü ele geçirdi. Dün itibariyle ise tüm ülke artık Taliban kontrolünde…

Bazı Taliban Uygulamaları

Önceleri nispeten daha yumuşak bir görünüm kazanmak isteyen örgüt, Kabil’i ele geçirmesiyle, katı kuralları dayatmaya başladı.

  • Şeriata dayalı anayasal sistem yürürlüğe girdi. Hanefi mezhebi ön planda tutuldu.
  • Şeriatın gündelik hayatta uygulandığını takip etmek için Emr-i bil Maruf (iyiliği emretme) Bakanlığı oluşturuldu.
  • Hayatın her alanından soyutlanan kadınların çalışması, kız çocuklarının okula gitmesi ve eğitim alması tamamen yasaklandı
  • Kadınlara peçe zorunluluğu erkeklere ise takke ve sakal mecburiyeti getirildi.
  • Sakalını kesenler için 6 aydan başlamak üzere hapis cezası verildi. Yüzü görülen kadınlar kırbaçlandı.
  • Afganistan Televizyonu’nun yayını durduruldu. Fotoğraf dahil her türlü görsel yayın ve müzik yasaklandı.
  • Erkeklere, evine en yakın camide 5 vakit namaz kılma mecburiyeti getirildi.
  • Camilerde yoklama alındı.
  • Mazeretsiz camiye gitmeyenlere ağır yaptırım uygulandı.
  • Namaz surelerini bilmeyenler kırbaçlandı.
  • Bütün okullar medreseye dönüştürüldü. Ders kitaplarındaki görseller yok edildi.
  • ‘Medreselerde’ 3’üncü sınıftan itibaren tüm öğrencilere en az 3 metre olmak üzere sarık sarma mecburiyeti getirildi.
  • Ele geçirilen tüm bilgisayarlar TV kabul edilerek kırıldı.
  • ‘İslam devletine karşı gelenler’ hain ilan edilerek doğrudan idam edildi.
  • Özellikle farklı mücahit gruplara mensup kişiler, yakalandıklarında şer ve fesat hükmü ile idam edildi.
  • Çok sayıda kişinin çeşitli sebeplerle eli kesildi.
  • İdamların ve el kesmelerin birçoğu cuma namazlarından sonra gerçekleştirildi ve halka izlettirildi.
  • Kesilen eller, şehrin merkezinde sergilendi.
  • Resmi kurumlarda Peştu dili mecbur edildi.
  • Toplu taşıma araçlarındaki aynalar, kadınlara bakılabileceği gerekçesiyle kaldırıldı.
Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir