Benden Sonra

Benden Sonra

Bu lafı çok severim ‘Benden Sonra’. Hani bir şey almak için sıraya girersiniz ya, sizden sonra gelip araya kaynamak isteyen insanlar çıkınca hemen atılıp “Benden sonra” diyerek kuyruğun sonunu gösterirsiniz. Kimisi bu ikaza, tabirim amiyane de olsa, çamura yatar, sizi duymazlığa gelir, bildiği yolda  devam eder. Girdiği sırada yerini muhafaza etmeye çalışır. Ne var sanki sırasını beklese de, beş dakika sonra o da isteğine kavuşsa? Başka ülkelerde, bilhassa medeni ülkelerde, böyle konuları günlük yaşamımızda nadiren de olsa görmek mümkündür.

Yalnız medeni ülkelerde, böyle durumda, kişi durumunu izah eder ve sıradaki insanlardan müsaade alıp eylemini yapar. Ancak bizim ülkemiz, diğer ülkelere benzemez. Bu davranışı biz her yerde ve her ortamda görmekteyiz. İnsanoğlu her konuda olduğu gibi doyumsuzdur. Hak etmediği her şeyde merakı vardır ve bir şekilde onu elde etmek ister. Bazen de edinim hırsı, davranışlarımızı etkiler, sonuçta hakkımız olmayan birçok konuya sahip olmak isteriz.

Her konuda ataların sözleri aklımıza gelir, onları anarken, sözleri de tekrar ederiz. Bazen söylenmiş sözlerin kim tarafından ortaya atılmış olduğunu bilmeyiz. Ortadan söylemeye çalışırız, ‘ATA sözü’ der geçeriz. Aslında ATA sözlerinin mutlaka bir kaynağı vardır ve de olması gerekir. ‘Üzüm Üzüme baka baka kararır.’ Sanki üzümün nevi önemli değil de bir birine bakıp siyahlanır, anlamı çıkmakta ortaya. Yahut sarı üzümler birbirine hiç bakmadıklarından kararmazlar gibi başka bir anlam da çıkarılabilir.

Kim demiş, neden demiş, hatta hangi olaydan etkilenmiş bilinmez, bir söz vardır çok sevdiğim, ‘ Bir Ülkede Küçük İnsanların Gölgeleri Uzuyorsa, O Ülkede Mutlaka Güneş Batıyordur.’   Belki bu cümleyi de, bir tarihte, bir düşünür söylemiş olabilir. Fakat ne için söylemiş diye zaman zaman düşünürüm. Küçük insanlardan kasıt, çocuk olmasa gerek. Hatta kısa boylu insanları mı kast etmekte bu söz, bilmemekteyim. Küçük insanlar denildiği zaman başka bir anlam çıkmakta ortaya. Bu konuda her hangi bir yorum yapmadan cümleyi ortaya bırakıyorum. Kim ne ders alıyorsa, oraya götürün.

Uluslararası yatırım analizi yapan değerli bir ekonomist, Dennis Shen, 8 Aralık 2021 tarihli yazısında Türkiye’yi ele alıp, ekonomik analiz değerlendirmesini bir gazete yayınlamış. Yazının tamamını vermeden konu başlıklarından cümleler aktarmak isterim. ‘ 2018-2020 yılları arasında Türkiye’nin rezervlerinin 100 milyar dolar üstünde bir miktarını yitirdiğini bilmekteyiz. Net rezervin eksi – 42.3 milyar dolar seviyesinde olduğu bilinmekte.’ Bu cümleyi kurması için, bu kişinin, birçok konuda Türkiye hakkında doğru bilgilere sahip olduğunu tahmin etmek, yanlış olmaz.

Makalenin devamında 2018-2020 yıllarında Türkiye ekonomisinin başında Sarayın damadı olduğunu da yazmakta. Bu kaybın global ekonomi kafesinden ayrılmak adına yapılmış bir davranış olduğunu yazmakta Shen. Aynı makalede, enflasyonu kontrol etmek adına Sarayın Merkez Bankasının para politikaları üzerinde baskısını, Banka başkanını değiştirerek sağlamaya çalıştığına değinmekte. Ayrıca Türkiye’de yaşanan aylık % 5.2 enflasyonun, yıllık  % 21.3 olarak deklare ettirilmesinin, yabancı yatırım pazarında kabul göreceğini düşünmediğini söylemekte. ‘ 2023 senesi seçimlerini hedefleyen iktidarın yanlış para politikaları yüzünden, ülkenin yatırımlarında kredilendirilmesine zarar vermektedir,’ demekte.

Dennis Shen, Çin Şangay

Değerli bir ekonomi yazarı olan Dennis Shenin yabancı gözü ile baktığı Türkiye’nin ekonomi anatomisini ve ortaya koyduğu bu değerlendirme makalesini,  çok önemsemekteyim. Bu gün için bir şey yapmanın, geleceği düşünerek adımlar atmanın gecikmesi, gelecek nesillerin zarar görmesine neden olur. Her zaman atılacak adımların dikkatle düşünülmesi gerekir, ülkeyi uzun vadede çok büyük borcun altına sokmak, Yap İşlet Devret projelerinde ülke insanının sırtına binen yük, genç nesil kuşağının hayal kurmasını engeller.

Dennis Shen’in makalesini okuduktan sonra, ekonomi kuralları dikkate alınmadan Türkiye’de kurulmaya çalışılan düzenle, hani her şeyi kaybetmeyi göze alan insanlar vardır ya, hani şahsen kaybedecek bir değeri de yoksa tıpkı ekonomideki yanlış politikalarda olduğu gibi, Benden Sonra Tufan’ mı denilmeye çalışılmakta, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Yazar Metin Atamer, Ankara, 11 Aralık 2021

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir