Bir toplum için en büyük nimet, ilan edilmiş bir Cumhuriyet’tir..

Bir toplum için en büyük nimet, ilan edilmiş bir Cumhuriyet’tir..

“Cumhuriyetimiz 100 Yaşında”

Aynı yüzyıl içinde yaşam sürdüren toplumlardan medeniyet ölçüsü en yüksek olanı sevk ve idare edebilecek ölçütü ortaya koyan, adını milletten alan, geniş tabanlı istişareye dayalı tek ve en ideal devlet yönetim modelidir Cumhuriyet..

Yönetimi oluşturacak siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yapısını esas alır..

Bilimden uzak dogmalara ve dayatmalara karşıdır ve her zaman toplumsal uzlaşıyı, akılcı ve kucaklayıcı bir yönetim anlayışını benimser..

Bu nedenledir ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk genç Türkiye için bu modeli uygun görmüş ve rejimi bu temel üzerine kurmuştur..

Geçmişin köhne yapısı içinde dumura uğramış, asırlar süren baskıcı rejimle helak olmuş, kadın ve kız çocuğunun esamesi bile okunmamış, hükümdara kul ve ümmet olmuş bir toplumsal yapı, Cumhuriyet rejimi sayesinde yıllar sonra ilk kez millet vasfını kazanmaya başlamıştır..

Atatürk’ün üstün dehası sayesinde gerçekleşen bu mucizenin hemen ardından toplumsal yaşamın şekillenmesini sağlayacak olan devlet kurumlarında ani, hızlı ve geniş kapsamlı kökten değişlikler devreye sokulmuş, modern çağın ve bilimin gereği olan ne varsa planlanmış ve dünyaya örnek olacak köklü bir devrim yapılmıştır..

1923 yılından itibaren başlatılan devrim hamlesi; teokratik ve çok uluslu Osmanlı Devleti’nin laik, demokratik ulus devlet-Türkiye Cumhuriyeti’ne dönüşmesiyle sonuçlanmıştır..

Bizler bu mirasın ilk temsilcisi ve şanslı evlatları olarak dünyaya geldik ve Cumhuriyeti iliklerimize kadar hissettik. İyi bir temel eğitim aldık ve iyi bir yurttaşlık bilinciyle yetiştirildik. Vatan, millet, bayrak kavramlarının özünü sindirdik. Milli bayramları dolu dolu ve büyük bir çoşkuyla yaşadık..

Cumhuriyet rejiminin ne demek olduğunu çok iyi bilen bir nesil olduğumuz içindir ki 22 yıl içinde aldığı hasarı görebildik ve bu süreçte uğradığı saldırıları içimize sindiremedik..

Millet olarak emanete sahip çıkmak ve bunun için de bu gece sabahlara kadar ülkemizin her köşesinde tarihin en büyük fener alaylarını düzenlemek, Cumhuriyet düşmanlarını bayrak selinde boğmak, keşke Yunan kazansaydı diyen zihniyete haddini bildirmek ve tüm dünyaya varlığımızın, yıkılmadığımızın mesajını vermek hepimizin tarihi ve milli görevidir..

Bu hassasiyet ve milli duygularla Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını en içten dileklerimle kutluyor gelecek nesillere daha nice yüzyıllar diliyorum..

Prof. Dr. Vecdet Öz, İstanbul, 28 Ekim 2023

Share This
COMMENTS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir