Mevlana Celâleddîn-i Rumi, Şeb-i Arus

Mevlana Celâleddîn-i Rumi, Şeb-i Arus

Mevlana Celâleddîn-i Rumi (30 Eylül 1207, Belh, Harzemşahlar Devleti-17 Aralık 1273, Konya Anadolu Selçuklu Devleti)

“Allah var olandır, yaratan değil! Her şey ve insan da onun yansımasıdır ve insana yapılan kötülük, bu sebeple Allah’a yapılan bir kötülüktür!

Halk’ta Allah ve Allah’ta Halk görünüyor, gel de Halkı sevme!  “Asıl konu “İnsan” dır.

Din, Devlet, Felsefe, Ahlak, insanı daha mutlu etme yolunda gelişen araçlardır.”

13. Yüzyıl!.. Yunus’un da yaşadığı yüzyıl!..

Derler ki; “Bu Türkmen uşağını daha önce okusaydım, ciltler dolusu Mesneviyi yazmazdım” demiş Mevlana!.. Yunus’un;

“Ete kemiğe büründün, Yunus diye göründün.”

Deyişini okuyunca,!..

Ne demek bu? Bu, “Ben de Allah görünüyor” demek değil mi?

Bunları ben söylesem bazı insanlar beni tefe koyup,  çalarlardı!.. Belki de kazana koyup,  pişirirlerdi!..

Bir Ortaçağı gözünüzün önüne getirin!.. Akıl hapiste!.. Din amaç, insan araç!.. Bin yıl süreyle, skolastik düşünürler “Kutsal kitaplarında yazılı masalları ve mucizeleri anlatan”  cümleleri konuşuyor ve tartışıyorlar!.. Ve sonunu hep “Kendi inançları doğrudur” a bağlıyorlar!..”

İşte, bu baskı altında bile bazı insanlar “İnsanı kurtarmak ve yüceltmek için”  eskilerin “Tasavvuf”,  Avrupalının “Ezoterik öğreti” ve felsefenin “TEK’lik” dediği görüşe sarılıyorlar!..

Bir yandan Cismani Otorite ve diğer yandan Ruhani Otorite dini kullanarak silindir gibi eziyor bireyi!!!  Korku!!!  Sevgisizlik!!! Acımasızlık!!! Hadi gel;

*       “İnsan Tanrı’nın tecellisidir” diyelim.
*       “Bireye bakınca Allah görünüyor. Gel de bireyi sevme” diyelim.

Tanrı olunca birey, korkunun yerini SEVGİ,  katılığın yerini HOŞGÖRÜ alır mı?  Bir ümit!..

Güzel İnsanlar,  Mevlana’nın öldüğü günü, doğum günü olarak kutlayanlar;

Mevlana’yı anlamak için savunduğu “TEKLİK=BİRLİK=TASAVVUF”  dediğimiz felsefeyi iyi kavramanız gerekir!..

Bu felsefede  “Allah’ın kulu insan”, “Kulluktan çıkıp, Allah’ın görüntüsü” olmaktadır!

Bu, birey için  “Özgürlük” ve “Bağımsızlık” demektir!.   Buna; “Uyanış” da diyebilirsin!.. Düşünmeye başlamakta!..  O tarih için,  bu  bir devrimdir!..

Bu Tek Varlık anlayışı ile Tasavvuf düşünürleri, “İnsan Allah’ın görüntüsüdür”   demekle, insanı yüceltmekte ve kutsal kılmakta olup, böylece de “Sevgiyi, kardeşliği, birbirlerine iyi davranmayı” insan hayatına egemen kılmak istemişlerdir.

Sevgiyle kalın,

Av. Önder Limoncuoğlu, İzmir, 18 Aralık 2020

Kaynakça:

Muhammed Celâleddîn-i Rumi veya kısaca bilinen adıyla Mevlânâ, 13. yüzyılda yaşamış Fars Sünni Müslüman şair, fâkih, âlim, ilahiyatçı ve Sufi mutasavvıfıdır.

Detaylı Bilgi: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûm

 

Share This
COMMENTS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir