mRNA Aşı Çalışmaları ve Gurur Kaynağı Bilim İnsanlarımız…

mRNA Aşı Çalışmaları ve Gurur Kaynağı Bilim İnsanlarımız…

İki Türk Bilim İnsanı. Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci Şahin Almanya Liyakat Ödülü aldı (19 Mart 2021)

Uğur Şahin; 1965 Hatay doğumlu, immunüloji, kanser immünoterapisi, onkoloji, hematoloji konusunda uzmanlaşmış. 20 yaşında bir laboratuvarda çalışmaya başlamış. 90’ların başında Köln Üniversitesi lösemi bölümünde, ardından Saarland Üniversitesi İç Hastalıkları ve Hematoloji- Onkoloji doktoru olarak çalışmış.

Özlem Türe; İstanbul’dan Almanya’ya göç eden bir doktorun kızı, Saarland Üniversitesi’nde okumuş ve bu üniversite şu an bizler için gurur kaynağı olan çalışmalara vesile olacak karşılaşmaya vesile olmuş. Özlem hocamız 2001 yılında Mainz Üniversitesi Hastane’sinde modifiye edilmiş genetik kodlarla bağışıklık sistemini kansere karşı mücadele ettirmeyi hedefleyen çalışmalara imza atmış.

Ve iki Türk bilim insanının Almanya’da karşılaşması, tıp alanında çok kıymetli araştırmalar yapan BioNThech firmasını kurmalarına vesile olmuş, 2008’de kurulan firmada Uğur Şahin ve  Özlem Türe’ye Christoph Huber eşlik etti.

Firmanın esas çıkış noktası, bulaşıcı hastalıklar ve kanser için mRNA tabanlı ilaçlar ve aşılar geliştirmektir.  Influenzanın önlenmesine yönelik mRNA tabanlı aşı geliştirme çalışmaları için Pfizer ile 2018 yılında işbirliğine giden firma, 2019’da HIV ve tüberküloz aşı çalışmaları yapmıştır. 2020 yılından bu yana da dünyayı saran COVID19 pandemisi için Pfizer ve Fosun ortaklığı ile aşı çalışmaları yapmıştır.

Peki, hepimizin kulaktan dolma bildiği mRNA aşı çalışmalarının detayları nelerdir, herkesin anlayabileceği dilden aktarmaya çalışacağım.

 mRNA nedir?

  • Canlılarda; DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) ve RNA (Ribonükleik Asit) olmak üzere iki çeşit nükleik asit bulunur.
  • Bütün RNA çeşitleri protein sentezinde görev alarak hücredeki yaşamsal olayların yönetiminde DNA’ya yardımcı olur. Tüm RNA çeşitleri DNA üzerinden üretilir.
  • Mesajcı RNA (mRNA), Taşıyıcı RNA (tRNA), Ribozomal RNA (rRNA) olmak üzere üç çeşit RNA vardır.
  • Mesajcı RNA (mRNA): Sentezlenecek proteinin amino asit dizisini belirleyen bilgiyi DNA’dan alan  alır ve ribozomlara taşır. Toplam RNA’nın % 5’ini oluşturur. İnsan vücudunun içinde, haberci RNA, DNA’nın hücrelerimizi ve dokularımızı düzenleyen proteinler yapmak için kullandığı bilgileri sağlar.
  • Virüsler RNA’yı çok daha şeytani bir amaç için kullanır. Kendilerini kopyalayacak hücresel mekanizmalardan yoksundurlar, bu nedenle sağlıklı hücreleri istila ederler ve içlerinde çoğalırlar, bazen hastalığa veya ölüme neden olurlar. Örneğin, Covid-19’un arkasındaki yeni korona virüsteki mRNA, tüm vücuttaki hücreleri delen bir “başak protein” sağlar. Virüs akciğerleri istila ettiğinde bu özellikle zararlıdır ve basit nefes alma eylemini zorlaştırır.

mRNA Aşısının Özellikleri

  • mRNA aşısı, bir virüsün proteinleri oluşturmak için kullandığı RNA’nın sentetik bir versiyonunu içerir.
  • Aşı, bağışıklık sistemini kandırarak bir virüsle savaşmak için özel olarak tasarlanmış proteinler olan antikorları yapmak için harekete geçirecektir.
  • Grip veya kızamık gibi geleneksel aşılar, insanlara küçük miktarlarda bir virüs enjekte ederek bağışıklık sistemini harekete geçirir. Bu nedenle bazı çok nadir durumlarda virüsün öldürmek için en iyi çabalara rağmen ölmediğini veya zayıflatılmış dozun o kadar güçlü olduğunu ve bazılarını hasta ettiği bilinir. mRNA aşıları ise herhangi bir virüs içermediğinden bu endişeyi ortadan kaldırır.
  • mRNA aşıları, COVID-19’a neden olan canlı virüsü kullanmaz. DNA’mızı hiçbir şekilde etkilemez veya etkileşime girmezler.

mRNA Aşısının Uygulaması

  • mRNA aşılar, hücrelerimizin protein yapımı için mesajcı RNA’yı kullanıyor.
  • COVID-19 mRNA aşıları, hücrelerimize “başak proteini” denen şeyin zararsız bir parçasını yapmaları için talimatlar verir.
  • COVID-19 mRNA aşıları üst kol kasına verilir. Talimatlar (mRNA) bağışıklık hücrelerinin içine girdikten sonra, hücreler bunları protein parçasını yapmak için kullanır. Protein parçası yapıldıktan sonra hücre talimatları parçalar ve onlardan kurtulur.
  • Daha sonra hücre, protein parçasını yüzeyinde gösterir. Bağışıklık sistemlerimiz, proteinin oraya ait olmadığını anlar ve COVID-19’a karşı doğal enfeksiyonda olduğu gibi bir bağışıklık tepkisi oluşturmaya ve antikorlar yapmaya başlar.

Bu yöntem, yeni bir yöntem olmakla beraber 10 yıldır aktif olarak kullanıldığı için hiç bilinmeyen bir yöntem değildir.  Ancak insanlar üzerinde kullanımına Aralık 2020 yılında izin verilmiştir. Sebepleri ise geleneksel aşı yapma yöntemlerinden çok daha hızlı sonuçlanması, üretim maliyetinin düşük olması ve bu aşıların hücresel bağışıklığın yanı sıra humoral bağışıklık oluşturmasıdır. Gelecekte mRNA aşı teknolojisinin, bir aşının birden fazla hastalığa karşı koruma sağlamasına izin verebileceği ve böylece yaygın aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunmak için gereken aşı sayısını azaltabileceği söylenmektedir.

Geldiğimiz son noktada ülkemizde Sinovac aşısı uygulanmaya başlanmış ama BioNTech aşısı geçen hafta depolarda yerini almıştır. Şu an aşı sırası gelen hastalarda seçme şansı olur ise; obezite, şeker hastalığı gibi bağışıklığı düşüren hastalıkları olan kişilerin mRNA, alerjik bünyeye sahip kişilerin ise inaktif aşı olan Sinovac aşısını tercih etmeleri öneriliyor.

Ve son olarak yapılan bu çalışmalar sonucunda gurur kaynağımız olan bilim insanı çiftimize, Bellevue Sarayı’nda düzenlenen, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de katılımıyla liyakat nişanı takdim edildi. Ülkemizden dünya standartlarında bilim çalışmaları yapabilen insanlar çıktığını görmek ne kadar gurur verse de, bu bilim insanlarını ülkemizde tutamamış olmak da bir o kadar kayıp bizler için. Sağlıklı ve aşılı günler dilerim.

Yazar Gizem Dilan Özmen, Marka & Patent Vekili, Ankara, 08 Nisan 2021, E-Posta: gizemozmen@mundopatent.com

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir