Mu varyantı nedir, diğer varyantlardan farkı ne, Türkiye’de Mu varyantı var m?

Mu varyantı nedir, diğer varyantlardan farkı ne, Türkiye’de Mu varyantı var m?

Koronavirüs: Mu varyantı nedir, diğer varyantlardan farkı ne?

Birçok kişinin edindiği bağışıklık korumasını daha az duyarlı hale getirebilecek mutasyonlara sahip olduğu tespit edilen Mu varyantı geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü’nün izleme listesine eklendi. B.1.621 olarak da bilinen ‘Mu’ varyantı Türkiye dâhil bugüne kadar 40 ülkede görüldü.

DSÖ’nün pandemi hakkındaki haftalık bültenine göre, Mu varyantı “bağışıklık kaçışının potansiyel özelliklerini gösteren bir mutasyonlar kümesine sahip”.

Rapordaki ön veriler Mu’nun Güney Afrika’da keşfedilen Beta varyantına benzer şekilde bağışıklık savunmalarından kaçabileceğini öne sürüyor, ancak bunun daha fazla çalışma ile doğrulanması gerekiyor.

Mu varyantı ilk olarak Ocak 2021’de Kolombiya’da tanımlandı. O zamandan beri, dünya çapında vakalar kaydedildi. Güney Amerika’nın ötesinde, İngiltere, Avrupa, ABD ve Hong Kong’da vakalar bildirildi. Varyant şimdilik küresel olarak Covid-19 enfeksiyonlarının yüzde 0,1’inden daha azını oluşturuyor ancak Kolombiya ve Ekvador’da vakaların yüzde 39 ve yüzde 13’ünü oluşturarak buralarda zemin kazandığı görülüyor.

Bilim adamları ve halk sağlığı yetkilileri, Mu varyantının dünyanın çoğunda baskın olan Delta varyantından daha bulaşıcı olup olmadığını veya daha ciddi hastalıklara neden olup olmadığını araştırıyor.

Amerika ve Avrupa kıtasında mevcut

Birleşik Krallık’ta şu ana kadar en az 32 Mu varyantı vakası tespit edildi. Public Health England (PHE) tarafından Temmuz ayında yayınlanan bir raporda, bunların çoğunun Londra’da ve 20’li yaşlardaki insanlarda bulunduğu belirtildi. Mu testi pozitif çıkanlardan bazılarının bir veya iki doz Covid-19 aşısı almış olduğu da raporda yer alıyor.

Mu varyantına ABD’de de rastlanıyor. New York Post’a konuşan sağlık yetkilileri, bu varyantın Miami Üniversitesi’nin patoloji laboratuvarında incelenen pozitif vakaların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu söyledi.

Belçika’da bir huzurevinde kalan ve iki aşısını da olmuş yedi kişinin söz konusu Mu varyantı nedeniyle öldüğü belirlenmişti. 21 huzurevi sakini ve bazı çalışanlarda da bu varyanta rastlandı ancak bu kişiler hastalığı hafif geçirdi.

En az Beta varyantı kadar dirençli

Mu varyantı ilk olarak Temmuz ayında incelenmekte olan varyantlar listesine eklenmişti. Daha ciddi endişe yaratan Alpha ve Delta varyantları nedeniyle şimdiye kadar alarm vermese de Ağustos ayında yayınlanan bir risk değerlendirmesinde varyantın aşılamadan kaynaklanan bağışıklığa karşı en az Beta varyantı kadar dirençli olduğunu gösteren laboratuvar çalışmaları olduğu belirtiliyor.

Yine de kanıt için var olan çalışmalardan daha fazlası gerekli. Bu nedenle bu varyantın ne kadar tehdit oluşturduğu henüz oldukça belirsiz.

Mu hakkındaki endişelerin bir kısmı, taşıdığı belirli mutasyonlardan kaynaklanıyor. P681H mutasyonu, Alfa varyantında da bulunuyor ve daha hızlı bulaşmasına neden oluyor. E484K ve K417N dahil olmak üzere diğer mutasyonlar, virüsün bağışıklık savunmalarını geçmesine yardımcı oluyor.

Hangi varyantlar mevcut?

Şimdiye kadar varyantlara Yunan alfabesine göre Alfa, Beta, Gama ve Delta isimleri verildi.

Mu varyantı daha önce düşük uyarı seviyesine karşılık gelen “yakından izlenmesi gereken” varyantlar kategorisindeydi ve bu kategoride de Eta, Iota, Kappa ve Lambda isimli varyantlar bulunuyor.

Kolombiya varyantının Delta varyantına göre daha bulaşıcı olduğuna yönelik bir bulgu henüz yok.

Mutasyon nasıl gerçekleşiyor?

Koronavirüsün hücrelere tutunduğu dikensi protein yapısında değişimler ortaya çıkıyor. Bu değişimler de virüsün kendi kopyalarını yaparken genetik kodunda ‘hatalar’ oluşması ile oluyor. Bu hatalardan bazıları bazen virüsün avantajına oluyor bazen de dezavantajına. Dezavantajlı hale gelen virüsler başarısız olarak ortadan kayboluyor ve avantajlı olanlar daha fazla kopyalanıyor.

Koronavirüsün genetik kodları DNA değil de RNA olarak bilinen tek iplik üzerindeki bir dizgi olarak kodlu olduğu için kopyalama sırasında hatalar daha fazla oluyor. Bu nedenle çok daha fazla varyant gelişiyor.

Türkiye’de iki kişide Mu varyantı tespit edildi

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, 7 Eylül 2021 tarihinde yaptığı açıklamada: Yüz yüze eğitimle ilgili olarak ise “Okulları kapatmak istemiyoruz, çünkü artık ‘elimizde aşımız var” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Dr. Koca, kabine toplantısının ardından salgın süreciyle ilgili merak edilenleri yanıtladı. Korona virüsün Mu varyantı’nın Türkiye’de 2 kişide tespit edildiğini, yerli aşıda da seri üretime 2 ay içinde geçileceğini söyledi.

Ağırlık olarak delta ve delta plus

Dr. Fahrettin Koca, “Şu ana kadar bizim yeni varyant olarak tespit ettiğimiz iki vaka dışında olmadı. Ağırlıklı olarak Delta ve Delta Plus şeklinde. Bu varyantlarda da yüzde 90’ı geçen oranlar söz konusu. Aşılama oranının artışıyla vaka sayılarının düşeceğini düşünüyorum” diye konuştu. Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

PCR testi ücretli olacak mı?

– Genel olarak aşılama oranları giderek artıyor. 100 milyon sayısına herhalde 2-3 gün içinde erişmiş olacağız. Bu anlamda önemli bir sayı. Çift doz ve en az 1 doz aşı olma oranı da giderek yükseldi.

– (PCR testinin ücretli olması) Öyle bir seçeneği düşünmüyoruz. Yani PCR’ın şu an uygulandığı şekliyle devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

– (Hastanelerde PCR testi için yoğunluğu): Bütün alanlarda istemiyoruz, PCR’ın istendiği belli alanlar var ve bunu da 48 saat öncesinden istiyoruz. Dolayısıyla o yoğunluk 48 saate yayılmış oluyor, o anlamda ciddi bir sorun olacağını düşünmüyorum, çünkü büyük kapasitemiz var.

İki doz aşı yüzde 62’lerde

– (Bağışıklık oranı) Sayılarımız belli, 18 yaşın üzerinde en az bir doz olanların oranı yüzde 80’lerde, iki doz olanlar yüzde 62’lerde. Dolayısıyla biz yüzde 80-85’lere doğru bir oranın olmasını bekliyoruz 18 yaş üstü için.

Okulları kapatmak istemiyoruz çünkü…

– Okulları kapatmak istemiyoruz, çünkü artık ‘elimizde aşımız var’ diyoruz. O nedenle vatandaşımız aşı oldukça, oranlar yükseldikçe, toplumsal bağışıklık oluştukça bunun yeterli olacağına inanıyoruz. Onun için oranların giderek artması gerekiyor. Şu an dünyada en çok aşının yapıldığı 8’inci ülkeyiz. Avrupa’da, Almanya’dan sonra ikinci ülkeyiz, zannediyorum 2-3 hafta içerisinde Almanya’yı da geçen dozda bir uygulamamız oluyor olacak.

– Dolayısıyla yapılması gereken tedbirler, Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte biz tedbirleri ortaya koyduk. Hangi durumda, hangi pozisyonda ne yapılması gerektiği belli. Yani sınıf öğrencileri, öğretmende görülünce nasıl olur, öğrencide görülünce nasıl olmalı, bütün öğrenciler ne zaman tatil edilmeli, okul değil, sınıf en fazla olabilir. Biz en fazla sınıfın tatil edilebileceğini 14 günlük zaman diliminde, onun dışında bir kapatmayı düşünmüyoruz, düşünmek istemiyoruz.”

– (Göçmenlerin aşılanması) aydı olmayanların sayısı çok az. Toplama bakıldığında öyle yüksek oranlı değil. Yani Suriyeli mesela 3,5-4 milyon kayıtlı olan kişi var, hepsine ulaşıyoruz.

Kaynak:

Euronews, AA, AP, 7.9.2021

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir