Mübadele’nin 98. Yıldönümü

Mübadele’nin 98. Yıldönümü

Sevgili Gençler, Güzel İnsanlar,

Kurtuluş Savaşı sonlanmış! Galip gelmişiz!

İsviçre’nin, Lozan Kentinde Lozan Antlaşması görüşmeleri başlamış! İlk ele alınan mesele, “Sığınmacıların ve Esirlerin Durumu”.

Gerçekten, bir ay içinde yüzbinlerce Ortodoks Anadolu Rum’u Adalar’a ve Yunanistan’a sığınmış!

Aynen,

  • 1912 Balkan Savaşı sonrası Osmanlı Ordusu peşi sıra kaçan,
  • 1913 Selanik’te Müslüman Mahalleri Yangınından kaçan,
  • 1912 Girit katliamından kaçan,

İstanbul ve Anadolu’ya sığınan Müslüman Türkler gibi!!!

O tarihte adı Cemiyet-i Akvam (Bu gün Birleşmiş Milletler diyoruz) Genel Sekreteri Nenson bir teklif getiriyor!

“Her iki tarafta da sığınmacılar var! Ayrıca, her iki ülke sınırları içinde baskı gören azınlıklar var! Bunlar, değiş/tokuş edilsin!”

Britanya, kısacası İngiliz murahhası Lord Curzon da bu öneriyi destekler!

Yunan Devleti murahhası Venizelos ve Türk Devleti murahhası İsmet Paşa da kabul eder! Bu sözleşme, katılanların tamamı tarafından imzalanır, Tarih 30 Ocak 1923’ tür!

Bu sözleşme ile;

  • Yeni Türk Devleti sınırları içinde yaşayan, (İstanbul, Bozca Ada, Gökçe Ada’da yaşayan Rum’lar hariç) yaklaşık 1.500.000 Rum (Buna Mersin yöresindeki, Ortodoks olan ve Türkçe konuşan halk da dâhildir), Yunanistan’a,
  • Yunan Devleti sınırları içinde yaşayan, (Batı Trakya Türkleri hariç) yaklaşık 1.000.000 Müslüman Türk Anadolu’ya zorunlu göçe tabi tutulmuştur!

Bu kitlesel ve zorunlu göçe kısaca “Mübadele”, bu insanlara da “Mübadil” deriz! Ayrıca, Girit Katliamı dediğimiz 18 Ekim 1912’den sonra evlerini terk edenler de “Mübadil” sayılmıştır.

Rahmetliler; Babam Mustafa Sabit ve Annem Fatma Musavver Mübadeleden “Kurtuluş Savaşı’nın tamamlanması” diye söz ederlerdi.

Ben de, bu görüşe katılıyorum!

İyi bakın, bu sözleşme ile Yunan Devleti, zorunlu göçü kabul ederek, Yeni Türk Devleti topraklarında bir hedefi olmadığını açıkça, üstü örtülü olarak Megalo-İdea’dan vazgeçtiğini cümle âleme ilan etmiştir!

Fiili göçün gerçekleşmesiyle de, Ege de Rum kalmamakla artık megalo-idea imkânsız hale gelmiştir!

Elbet, biz de bu sözleşme ile Yunan Devleti topraklarında bir hedefimizin olmadığını beyan etmekteyiz!

Yeni Türk Devleti’ni kuranların başka ulusların topraklarından bir talebi yoktu ki… Tek hedefleri Misak-i Milli sınırları içinde yaşayan insanlarda ulus bilinci yaratmak!

Bunu da başardılar, kökümüz nereden gelirse gelsin, Türk Milletinden biri olduğumuza, onlarla inandık…

Türk Milleti zekidir… Türk Milleti çalışkandır… Türk gençliğinin elinde tuttuğu meşale müspet ilimdir…

Bunları söyleye, söyleye bizi Türk kimliği içinde bütünleştirdiler, birleştirdiler…

Ayrıca, bu gün dünyada; “Ermenilerle ilgili soykırım iddialarına desteği gördükçe”, Lozan Antlaşmasının ilk sözleşmesi olan “Mübadele Sözleşmesinin” bizim için önemi paha biçilmez!

Sağlıkla, sevgiyle yaşayın

Av. Önder Limoncuoğlu, İzmir, 30 Ocak 2021

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir