Türkiye’nin İlk Ambulans Servisi: 077 Hızır Acil

Türkiye’nin İlk Ambulans Servisi: 077 Hızır Acil

Giriş

Modern ambulans servisleri dört temel unsurdan oluşmaktadır:

  1. a) Hasta ve yaralı naklinde kullanılacak, teknik ve tıbbi cihaz bakımından donanımlı nakil araçları,
  2. b) Bu araçlarda görev yapacak eğitimli ve yetkin sağlık personeli,
  3. c) Ambulans hizmetleri sistemini yöneten ve iletişim kanalı herkesçe bilinen bir merkez ve
  4. d) Bu ambulans servisi ile etkin biçimde koordinasyonu sağlanmış hastaneler.1

Türkiye’de, bahsedilen bu dört unsurun birlikte yer aldığı ilk ambulans servisi “077 Hızır Acil”dir.

Gereç ve Yöntemler

Bu çalışma, Cumhuriyet’in kuruluşundan Türkiye’deki kurumsal ambulans hizmetlerinin 112 çatısı altında toplandığı 1994 yılına kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Bu çalışmada, bahsi geçen döneme ait bilgi ve belge içeren kitaplar, makaleler, yazılar, TBMM tutanakları, dönemin konuyla ilgili mevzuatı, Sağlık Bakanlığı broşürleri, gazete haberleri ile kimi özel arşiv belgeleri incelendi. Eldeki materyal, ilk yardım ve ambulans tarihi perspektifinden değerlendirildi ve yorumlandı. Metinde bahsi geçen mevzuat, acil yardım ve ambulans hizmetleriyle ilgili içeriği yönünden ayrı bir tablo halinde metnin sonunda sunuldu. Görsel zenginliği artırmak amacıyla 077 Hızır Acil Servisi’nin ilk ambulansları özgün bir tasarımla, karakalem olarak çalışıldı.

Ambulans Hizmetlerinin Gelişiminde Üç Aşama

Pek çok ülkede ambulans hizmetleri, birbirini takip eden üç aşamalı bir gelişim ve dönüşüm sürecinden geçmiştir. Ambulans hizmetlerinin önemi ilk olarak savaş meydanlarında anlaşılmış, ardından çeşitli afet durumlarında ambulanslar kısmen sivil alanda tecrübe edilmiştir. Üçüncü aşamada ise ambulans hizmetleri “ambulans servisi” adıyla o ülkenin sağlık sistemine dâhil olmuştur. Ambulans servisleri, her ülkede organizasyon yapıları bakımından bazı farklılıklar içerse de genel anlamda aynı amaca matuf yapılardır. Ambulans hizmetlerindeki bu üç aşamalı tarihsel dönüşüm süreci Türkiye için de geçerlidir. Gelişimin ikinci aşaması bağlamında, afetler gibi olağandışı hallerde çeşitli idare ve kurumlara oldukça geniş yetkiler verilmiştir. Bu yetkiler kapsamında, özellikle yaralıların sağlık kuruluşlarına ne şekilde ve hangi vasıtalarla nakledileceği meselesi, üzerinde en çok durulan konulardan birisi olmuştur. Ancak ambulans hizmetleri telekomünikasyon, iletişim, eğitim, teknik donanım, yetkin sağlık insan gücü ve tanıtım gibi farklı sektörleri kapsayan geniş bir sistemdir. Dolayısıyla, yalnızca hasta naklinde kullanılacak taşıtların tahsis edilmesiyle başarıya ulaşabilecek bir sistem değildir. Ambulans hizmetlerinin dönüşümü bağlamında bakıldığında Kızılay, ilk aşamadan ikinci aşamaya geçişin kurumsal temsilcisi olarak görülebilir. Zira Kızılay, ülkenin savaşta olduğu bir dönemde asker, hasta ve yaralılara yardım maksadıyla kurulmuştur.2

Resim 1: Denizli Memleket Hastahanesi’nin ilk ambulansı (1933) – Coşkun Önen Arşivi. Geçmişten Günümüze Denizli Dergisi; 2004:37.

Hasta ve yaralı naklinde ambulans kullanımının önemi, savaş meydanlarında edinilen tecrübeler nedeniyle erken Cumhuriyet döneminde de biliniyordu. Türkiye Kızılay Gençlik Kurumu tarafından 1938 yılında basılan “İlk Sıhhî Yardım” kitabında, bu bahis hakkında şöyle denmektedir: “Hiç şüphesiz [hasta ve yaralı taşımasında diğer vasıtalara nazaran] bir ambülans hepsine müreccehtir. Fakat her yerde ele geçmez.”3 Osmanlı Devleti’nin, Birinci Dünya Savaşı’ndaki bazı cephelerde ambulans olarak kullanılan motorize hasta nakil araçlarına sahip olduğu bilinmektedir.4 Ancak Türkiye’de bu tür araçlar, ilk önce hastaneler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. 1980’lere kadar kamu hastaneleri ve bazı özel hastaneler, hastayı evinden alıp hastaneye getirmek maksadıyla çeşitli nakil araçları kullanmıştır. Bazı hastanelerin daha çok rağbet ettiği bu ambulanslar, otomobilden ya da minibüsten bozma motorize araçlardır. Ancak bu uygulamanın, günümüzdeki anlamıyla bir ambulans servisi olmaktan ziyade, bir sosyal hizmet gibi tanımlanabilecek hasta nakli hizmeti olduğu ve özel hastaneler için birer reklam malzemesi olarak ele alındığı görülmektedir.

Ambulans servislerinin gelişimindeki ikinci aşama olan afet durumlarında ambulans kullanımı, bir geçiş sürecinin ardından Kızılay’dan ziyade İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Başkanlığı’nın öncülüğünde gelişmiştir. Sivil Savunma Başkanlığı, afet durumlarına hazırlık maksadıyla çeşitli çalışmalar ve eğitimler tertip ederken ambulans hizmetleriyle alakalı eğitim kitapçıkları da yayınlamıştır. İlk baskısı 1968’de yapılan ve 077 Hızır Acil Servis kuruluncaya değin çeşitli güncellemelerle üç kere daha yayınlanan “İlk Yardım ve Ambulans Servisi” kitabı, ambulans hizmetleri bağlamında, bu alandaki ilk Türkçe kılavuz eserdir.5 Sivil Savunma İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan bu cep kitapçıklarında ambulans hizmetleri esas olarak askeri bir sistem çerçevesinde ele alınmaktadır. Örneğin ambulans sisteminde görev yapacak kişiler için “İlk Yardım Ekip Komutanı, İlk Yardım Takım Komutanı, İlk Yardım Bölük Komutanı” gibi askeri terminolojiye ait isimlendirmeler kullanılmıştır. Bu terminolojinin tercih edilmesi deyine ambulans hizmetleri gelişim sürecinin ilk aşamasından, yani savaş cephelerinden miras kalan bir yaklaşımdır. Sivil Savunma Başkanlığı’nın kitapçıklarında ambulans sisteminin işleyişi en ince ayrıntısına kadar açıklanmış olsa da öngörülen bu sistemi, o yıllarda etkin şekilde hayata geçirmek mümkün olamamıştır.

Acil Sağlık Hizmetlerinde Belediyelerin Rolü

Türkiye’de, afetler dışında acil tıbbi yardım ve acil sağlık hizmeti görevi ilk olarak belediyelere verilmiştir. 1930 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda 20. maddenin 12. Bendi, ilk tıbbi imdat ve muavenet teşkilatından bahsetmekte ve bu teşkilatın kurulmasından belediyeleri sorumlu tutmaktadır. Ancak bu hizmetin tek başına belediyelerce yürütülmesi, belediye kaynaklarının kısıtlı olması nedeniyle beklenilen neticeyi verememiştir.6,7 Maddi olanakları güçlü bazı şehirlerde ambulans servisleri kurulmuş olsa da bu hizmetin bütün ülkeye yayılması ve sistemin gelişip kurumsallaşması maalesef sağlanamamıştır.8 Belediyeler her ne kadar ambulans araçlarının satın alınması ya da temin edilmesi konusunda pek çok şehirde başarılı olsa da9 bu sistemin sağlık insan gücünü temin etmesinde sorunlar ortaya çıkmıştır.

O dönemde ambulans şoförlerinin belediyelerden, sağlık personelinin ise il sağlık müdürlüklerinden görevlendirilmesi şeklinde bir yöntem uygulanmıştır. Ancak bu yöntemin hastaneler ayağı eksik kalmış ve hastaneler bu sisteme yeterince dahil olamamıştır. Örneğin 1955 tarihli bir gazete haberinde bir ambulans çalışanı şöyle sitem etmektedir: “Yollar tıkanmaz, yetişinceye kadar hasta kan kaybetmez ve hastahane –Boş yer yok!- demezse, can kurtaran da vazifesini yapabilir.”10

Acil yardım hizmeti ve ambulans sistemi kurma görevinin belediyelere verilmiş olmasının bir başka gerekçesi de Türkiye’deki karayolları mevzuatıdır. Zira 1953 yılında karayolları trafik kanunu çıkana  kadar, kara nakil araçlarına numara ve plaka verilmesi, bu araçlara ait kimi vergilerin toplanması ile nakil vasıtalarına dair niteliklerin düzenlenip denetlemesi belediyelerin uhdesinde idi. Bir ambulans servisi kurma meselesi söz konusu olduğunda yapılması gereken ilk iş, motorize nakil araçlarının temini ve bu araçların teknik donanımlarının sağlanmasıdır. Dolayısıyla, kamu idaresi açısından bakıldığında, ambulans servisi kurma görevini üstlenebilecek en uygun kurumlar olarak belediyelerin görülmüş olması doğaldır. Çünkü o dönemki belediye mevzuatı hem kendi bütçelerinden bu türden araçları satın almaya hem de genel olarak kara nakil araçlarını düzenleyip denetlemeye müsaitti. Belediyeler, kurumsal olarak üstesinden gelebilecekleri en kolay işlemle bu sürece başlamış ve ilk olarak hasta nakil araçlarının temini yoluna gitmiştir. Ayrıca, bir ambulans servisinin vitrini ve dışarıdan bakan her gözün görebileceği ilk unsuru nakil araçlarıdır. Kimi belediye yöneticilerinin, bir ambulans servisi kurarken tıbbi-teknik donanım, lojistik ve sağlık insan gücü gibi kısmen daha az görünür unsurlardan ziyade, görünürlüğü daha fazla olan nakil araçları üzerinden bir başlangıç yapmayı tercih etmiş olması da muhtemeldir. Bütün bu eksiklik ve olumsuzluklara rağmen yine de uzun yıllar boyunca, Türkiye’deki ambulans hizmeti konusunda belediyeler önemli görevler üstlenmiştir. Ancak 1953 yılındaki bir yasa ile il özel idarelerinin elindeki pek çok hastane bedelsiz olarak Sağlık Bakanlığı’na devredilmiştir.11 Bu devir sonrasında, belediyelerin ambulans hizmeti konusundaki çalışmaları ciddi kesintiye uğramıştır.

Hem 1953’teki [sıhhi imdat nakil vasıtası olarak isimlendirilen] hem de 1983’teki [cankurtaran araçları olarak isimlendirilen] Karayolları Trafik Kanunu’nda ambulanslar, geçiş üstünlüğü olan araç olarak tanımlanmaktadır. Ülke çapında etkin bir ambulans servisi mevcut olmamasına rağmen, söz konusu iki kanunda bahsedilen bu araçlar belediyelerin, kamu hastanelerinin ve özel hastanelerle özel kurumların hasta ve yaralı naklinde kullandıkları ambulanslardır. Üstelik 1983 yılında yayınlanan trafik kanununa göre, o dönemki ismiyle Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın ilgili birimleri; karayollarında ilk yardım, yaralı taşınması ile acil yardım ve tedavi konularında gerekli önlemleri almakla görevlendirilmiştir. Ülkede turizm sektörünün gelişmeye başladığı bu dönemde, özellikle Antalya gibi tatil beldelerinde ve İstanbul gibi kalabalık şehirlerde gezici ambulans hizmetleri başlatılmıştır.12 Bu yapılar bir merkeze bağlı olmayan, araç telefonu ile ulaşılabilen ve daha çok trafik kazaları için görev yapan ambulans ekipleri şeklinde düzenlenmiştir.13,14 Ancak bu yapılanma, kısa süreli olmuş ve iki yıl sonra Hızır Acil Servis’in hayata geçirilmesiyle fonksiyonunu kısmen yitirmiş ya da bazı bölgelerde farklı bir yapıya evrilmiştir.

Hastaneler ve Hasta Nakil Araçları

Ambulans servisinin hastane ayağıyla ilgili düzenlemeler ve gelişmeler ise kısmen daha yavaş gerçekleşmiştir.  1961 yılında çıkarılan Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun’da acil sağlık hizmetlerinin ne şekilde verileceğinden ve sevk zincirinden bahsedilmektedir. Bu kanuna göre, acil sağlık hizmetleriyle ilgili olarak hastaneler, durumları acil müdahaleyi gerektiren hastalara ayakta ya da yatarak her türlü tedaviyi vermekle yükümlüdür. Sağlık ocakları da acil müdahale yapmak ve gerekirse hastaları hastanelere sevk etmekle yükümlü kılınmıştır. 1983 tarihli Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nde ise hastanelerdeki acil hizmetlerin, acil polikliniği veya acil servis tarafından, bunlar yoksa nöbetçi doktor tarafından verilmesi ve bu hizmetin 24 saat süre ile kesintisiz olarak sağlanması öngörülmüştür. Türkiye’de, sağlık hizmetlerinin diğer alanlarına nazaran acil sağlık hizmetlerindeki gelişmenin zayıf kalmış olması, acil tıp uzmanlığı için de söz konusudur. Acil tıbbın ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmesi ancak 1993 yılında mümkün olabilmiştir. Bu durum, bir ambulans servisini hayata geçirebilmek için Türkiye’de altyapı, insan gücü, sağlık yönetimi, bütçe ve bu konuda gerekli siyasi irade gibi pek çok unsurun bir araya gelmesini gerekli kılmıştır. Acil sağlık hizmeti konusunda henüz hastanelerin bile yeterince organize olamadığı bir ülkede, başarılı bir ambulans servisini hayata geçirmek kuşkusuz ki kolay olmayacaktır.

Resim 2: Ankara Özel Ambulans Servisi – Hasan Erbay Arşivi.

1980’li yıllara gelindiğinde Türkiye’de hem kamu hastanelerinin hem de özel sektörün elinde çok sayıda ambulans bulunmaktadır. Ancak bu ambulanslarla verilen acil sağlık hizmeti genelde hastane temelli, sistemsiz ve dağınık haldedir.15 Bu araçların verimli biçimde kullanımı, yönetimi ve personel bakımından etkili bir şekilde hizmet vermesi sağlanamamaktadır. Ülke çapında, Sağlık Bakanlığı’nın elindeki yüzlerce ambulans mesai saatleri haricinde görev yapmamaktadır.16 Üstelik bu araçların büyük çoğunluğu eski model, tıbbi-teknik donanımdan yoksun ve atıl vaziyettedir. Bu nedenle o dönemde, hastanelerden bağımsız özel ambulans birimleri ortaya çıkmaya başlamıştır. (Resim 2)

Farkındalık; Ülke Çapında Etkin Bir Ambulans Servisinin Eksikliği

Acil yardım ve ambulans hizmetleri konusunda dünyadaki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’nin bu konudaki eksiklikleri ve yapılması gerekenler pek çok toplantıya, teknik raporlara ve akademik kongrelere gündem olmuştur.17–19 Bu toplantılarda soruna çözüm olarak, daha çok trafik kazaları üzerinden işlev gören bir ambulans servisi yapılanması önerilmektedir. Tüm ülkeyi kapsayan ve her şehirde bir şubesi olan bu sistemin, halkın da ilk yardım konusunda eğitilmesi ile daha etkin bir hale geleceği öngörülmektedir. Hastane acil servislerinin gelişmiş ülkelerin modern yapılanmasına ihtiyaç duyduğu, kazaların haber verilmesi konusunda Posta ve Telgraf Teşkilatı Müdürlüğü (PTT) ile işbirliğinin gerekliliği ve bu ambulanslarda görev yapacak sağlıkçıların meslek içi eğitimleri dile getirilen diğer konulardandır.

İlk yardım konusunda halkın eğitilmesi, Cumhuriyet’in ilanından itibaren devletin temel önceliklerinden biri olmuştur. Ülkenin çeşitli bölgelerinde 1937’den 1948 yılına kadar kurulan Köy Enstitüleri’nde, temel sağlık eğitimi yanında ilk yardım eğitimi de verilmiştir.20 Acil yardım hizmetleri açısından, halkın ilk ve acil yardım konusunda eğitilmesi için Kızılay ile çeşitli kurum ve dernekler de ilk yardım kursları düzenlemiştir. Bu kurslar arasında 1960’lı yıllarda Kızılay’ın düzenlediği kursları, Sakatların Rehabilitasyonu Derneği’nin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi işbirliğiyle Ankara’da düzenlediği kursları ve 1970’den sonra Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı tarafından düzenlenen sertifikalı kursları saymak mümkündür.21–23 Ayrıca, 1987 yılındaki Yüksek Sağlık Şurası’nda ilk yardım konusunda ülke çapında bir boşluk olduğu belirtilmiş ve ilk yardım dersinin orta ve yükseköğrenimde zorunlu ders olarak okutulması, ilgili kuruluşlara tavsiye edilmiştir.11

Ülke sathına yayılmış etkin bir ambulans servisinin eksikliği o dönemki siyasi iktidarın da gündemindedir. Anavatan Partisi’nin 1987 genel seçimleri için hazırladığı seçim bildirgesinde bu konu yer almış, mahalli idarelerin katkısı ile kara ambulans sisteminin daha da geliştirileceği ve hava ambulanslarının takviyesi ile sistemin güçlendirileceği belirtilmiştir.24 1983 ve 1987 yılları arasında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı, iktisat fakültesi mezunu Mehmet Aydın’dır. Türkiye’nin ilk ambulans servisinin kuruluşu ilginç biçimde, sağlık alanı dışından bir sağlık bakanı döneminde gerçekleşmiştir.

077 Hızır Acil Servis’in Kuruluş Süreci

Resim 3: Hızır Acil Servis’in ilk ambulanslarından bir örnek, karakalem çalışması – Hasan Erbay Arşivi.

Bir ambulans servisini hayata geçirme projesinin, dönemin siyasi iktidarı için hem bir hizmet hem de bir popülizm aracı olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu konudaki çalışmalar, “Sağlık hizmetini vatandaşın ayağına götürme” ilkesi çerçevesinde yürütülmüştür. Bu bağlamda “77” numaralı telefon, PTT tarafından ambulans servisi için tahsis etmiştir. 77 numaralı telefon, doğrudan ve ücretsiz olarak aranabilmektedir.16 “77” yönüne doğru aramanın gerçekleşebilmesi için dönemin darbeli telefon sisteminde öncelikle “0” ın ve ardından “77” nin çevrilmesi gerekmektedir. O nedenle her ne kadar ilk ambulans araçlarına, iletişim numarası olarak “77” yazılmışsa da, daha sonraki ambulanslarda bu numara “077” olarak güncellenmiştir. (Resim3) Bu telefonlar, hastane acil servisinin nöbetçi hekim odasında bulunacak ve vakayı iyi anlamak için telefona bizzat hekim çıkacaktır. Hızır Acil merkezi ile çevre istasyonların irtibatı ise telsiz vasıtasıyla sağlanacaktır.

Resim 4: Ankara Numune Hastanesi, Hızır Acil Merkezi. 1985

Ambulans olarak kullanılacak araçlar ise bir buçuk yıl önce bir sebepten gümrüğe takılmış olan minibüslerin ambulans olarak tadil edilmesiyle sağlanmıştır.16 1984 yılında, Ankara için ilk etapta 22 adet ambulans hazırlanmıştır. Ancak Sağlık Bakanı, mecliste yaptığı bir konuşmada bu sayıyı 21 olarak açıklamaktadır.25 Hızır Acil sisteminin merkezi Ankara Numune Hastanesi’dir. (Resim 4) 24 saat esasına göre hizmet verecek sistemde, Ankara çevresindeki beş ilçe için de ambulans ekipleri oluşturulmuştur. Bu istasyonların yerlerini ilçe belediyeleri belirlemiş, ambulansların şoför görevlendirmesi ve yakıt ihtiyaçları da yine bu ilçe belediyelerince karşılanmıştır. Ambulanslarda görev yapacak şoförler Samsun Askeri Sahra Sıhhiye Okulu’nda eğitim görmüş, hekim ve diğer sağlık çalışanları ise on günlük eğitimden geçirilmiştir.16 Personelin eğitimi sürecinde Hacettepe Üniversitesi de bakanlığa destek vermiştir.

Numune Hastanesi’ndeki Hızır Acil Servisi’nin açılışı için önce 1985 yılının hemen başı, ardından Haziran ayı planlanmış olsa da açılış o tarihlere yetişmemiştir.25,26 Nihayet 9 Ekim 1985 Çarşamba günü, Hızır Acil Servis Başbakan Turgut Özal’ın da bulunduğu geniş bir katılımcı eşliğinde hizmete girmiştir.27,28 Törende Özal, telsiz sistemini bizzat kullanmış ve Hızır Acil Servis merkezinin bir helikopter beklediği anonsunu geçmiştir. Ancak ambulans araçlarının bile bin bir güçlükle temin edilebildiği o süreçte, helikopter talebinde bulunulan böyle bir görüşmenin hayli iddialı bir gösteri olduğu söylenebilir.

Ankara Numune Hastanesi’nde başlatılan Hızır Acil Servis uygulamasının ülkenin her tarafında hayata geçirilmesi için hemen yoğun çalışmalar başlatılmıştır. Kısa zamanda İstanbul ve İzmir gibi diğer büyük illerde de sistem hayata geçirilmiştir.29,30 Bu sistemde de yine belediyeler önemli rol oynamıştır.31 Şoför, ambulans ve bu araçların akaryakıt ihtiyacı belediyelerce sağlanmış, telsiz haberleşme sitemleri ve acil yardım istasyonları ile çağrı karşılama merkezi için belediyelerce yer tahsis edilmiştir.32 Sağlık Bakanlığı ise sağlık personeli ve kısmen tıbbi malzeme sağlamıştır.33 Devletin diğer kurumları da bu yeni sisteme destek vermiştir. Örneğin 1988 yılında TRT’de “077 Hızır Acil” isminde bir televizyon dizisi yayınlanmaya başlanmıştır. Dönemin bazı ünlü oyuncularının da kadrosunda yer aldığı bu dizi, ambulans servisini ve iletişim numarasını halka tanıtmak için başarılı bir uygulama olmuştur. Öte yandan, ilk ambulans servisine “Hızır” isminin verilmesi, ülkenin kültürel yapısına da uygun bir isimlendirmedir.34 “Hızır” karakteri, birinin en sıkışık zamanında onun yardımına yetişen (ulu) kişi anlamındadır. Bu bağlamda, acil yardım ihtiyacı olan hasta ve yaralılara hizmet sunan bir ambulans servisi için böyle bir isimlendirme, gayet yerinde ve akılda kalıcıdır. Nitekim 077 Hızır Acil Servisi, 1994’te yerini 112’ye bıraktıktan sonra bile yıllarca, bu ambulans sistemi halk arasında “Hızır Ambulans” olarak isimlendirilmeye devam etmiştir.

077 Hızır Acil Servis’in Akıbeti

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı başta olmak üzere pek çok kurum ve kişinin büyük gayreti ve emekleriyle hayata geçirilen 077 Hızır Acil Servis, ne yazık ki tüm Türkiye’de etkin biçimde kurumsallaşamamıştır.35 Sistemin tek bir elden yönetilmeyip Sağlık Bakanlığı ve belediyelerce ortak yürütülmesinin, bu sonuçta önemli bir payı olduğu söylenebilir. Ambulans servisinde görev yapacak personel temini ve bu personelin eğitimi konularında da yeterince başarı sağlanamamıştır. 077 Hızır Acil Servis’in verimli şekilde işlememesinin bir diğer nedeni ise bu sistemin mevzuat yönünden desteklenmemiş olmasıdır. Pek çok kurumu ve bürokratik süreci ilgilendiren bu sistem hakkında herhangi bir yönetmelik düzenlenmemiştir. (Tablo 1) Büyük özveriyle başlangıçtan belli bir süreye kadar yürütülmeye çalışılan sistem, 1994 yılında 112’nin hayata geçirilmesi ile sona ermiştir. Türkiye’nin uzun yıllardan beri bazı konularda ortak çalışmaları olan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET), 29 Temmuz 1991’de üye ülkeler için Ortak Acil Çağrı Numarası olarak “112” yi önermiştir.34 Bu öneriyi ilk hayata geçiren ülkelerden biri Türkiye’dir. 112 Acil Sağlık Yardımı ile birlikte ülkede, daha organize ve kurumsal kimliğe sahip bambaşka bir ambulans servisi devreye girmiştir.

Mevzuat Resmî Gazete’de Yayınlanma Tarihi Acil Yardım ve Ambulans Hizmetleri Bağlamındaki İçeriği
Umumi Hıfzısıhha Kanunu 06.05.1930 -“ilk tıbbi imdat ve muavenet teşkilatı”ndan bahsedilmesi.

-bu teşkilatın kuruluşundan belediyelerin sorumlu tutulması.

Karayolları Trafik Kanunu 18.05.1953 -kara nakil araçlarına numara ve plaka verilmesi, bu araçlara ait kimi vergilerin toplanması ile nakil vasıtalarına dair niteliklerin düzenlenip denetlenmesi görevinin belediyelerden alınması.

-ambulanslar için “sıhhi imdat nakil vasıtası” tanımının kullanılması.

-“sıhhi imdat nakil vasıtaları”nın geçiş üstünlüğü olduğunun belirtilmesi.

Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun 25.05.1959 -afetler için alınacak tedbirlere ilişkin mülki amirlere geniş yetkiler verilmesi.
Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun 12.01.1961 -acil sağlık hizmetlerinin ne şekilde verileceğinin belirtilmesi.

-hastanelerin, durumları acil müdahale gerektiren hastalara her türlü tedaviyi vermekle yükümlü olması.

-sağlık ocaklarının, acil müdahale yapmak ve gerekirse hastayı hastaneye sevk etmekle yükümlü olması.

Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilâtı ve Programları Hakkında Yönetmelik 12.09.1968 -afetlere hazırlık bağlamında doktor ve yardımcı sağlık personeli ile yerel ambulans sayılarının belirlenmesi.

-afet durumunda acil yardım hizmetlerini yürütecek kuruluşların (mahalli Kızılay teşkilatları, hastaneler vs) önceden belirlenmesi.

Yataklı Tedavi̇ Kurumlari İşletme Yönetmeli̇ği̇ 13.01.1983 -hastanelerde acil sağlık hizmetlerinin verilme şeklinin tanımlanması.

-acil polikliniği veya acil servis hizmetlerinin 24 saat ve kesintisiz olarak sağlanması.

Karayolları Trafik Kanunu 18.10.1983 -Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın ilgili birimlerinin karayollarında ilk yardım, yaralı taşınması ile acil yardım ve tedavi konularında gerekli önlemleri almakla görevlendirilmesi.

-ambulanslar için “cankurtaran araçları” tanımının kullanılması.

Tababet Uzmanlık Tüzüğünde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tüzük 30.04.1993 -ilk ve acil yardım uzmanlığının ayrı bir ana dal olarak kabul edilmesi.
Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği 19.02.1994 -belediyelere, kendi bütçelerinden sağlıkla ilgili olarak kullanılacak her türlü sağlık araç, gereç ve ilaç alımları yetkisinin verilmesi.

Tablo 1: Acil yardım ve ambulans hizmetleriyle ilgili mevzuat ve konuyla ilgili içerikleri

Sonuç

Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye’de, halk sağlığı ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin organizasyonu gibi alanlar öncelikli olarak ele alınmıştır. Acil sağlık hizmetleri ile ilgili düzenlemelerse kısmen geriden gelmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren, bazı hastanelerin ve belediyelerin elindeki ambulanslar daha çok hasta nakli için kullanılmıştır. Tek bir merkezden idare edilen, personel ve donanım yönünden yeterli bir kurumsal bir ambulans servisi ancak 1985 yılında faaliyete geçirilebilmiştir. Ankara Numune Hastanesi’nde kurulan 077 Hızır Acil Servis, Türkiye’nin ilk ambulans servisi olmuştur.

077 Hızır Acil Servis kurulmadan önce Kızılay, Sivil Savunma Başkanlığı ve bazı dernekler ilk yardım ve ambulans servisi eğitimleri ve kursları düzenlemiştir. Ambulans hizmetleri konusunda özellikle belediyeler çok önemli görevler üstlenmiştir. Ambulans hizmetlerinin acil sağlık alanı dışında otomotiv, iletişim ve lojistik gibi başka alanları da ilgilendirmesi nedeniyle, Sağlık Bakanlığı gibi üst bir düzenleyici kurumun meseleye odaklanmasına ihtiyaç vardır. Hem ambulans servisleri konusunda dünyadaki gelişmeler hem de çeşitli kurum, dernek ve akademisyenlerce dile getirilen ambulans servisi ihtiyacına yönelik raporlar Türkiye’de bir ambulans servisi kurulma sürecini hızlandırmıştır.

Büyük gayret ve umutla kurulan 077 Hızır Acil Servis, maalesef büyük illerle sınırlı kalmış ve ülkenin tamamında yaygınlaşamamıştır. Bu sonuç, bir kurumun idari anlamda sağlam temeller üzerine kurulması ve mevzuat yönünden desteklenmesi gerektiğinin açık örneğidir. Yaklaşık on yıl sonra hayata geçirilen “112 Acil Sağlık Hizmetleri” sisteminde ise “077 Hızır Acil Servis” deneyiminin de etkisiyle daha başından itibaren sistemin idari yapısı ve işleyişi daha net şekilde düzenlenmiştir. Yine de belli bir süre Türkiye’de, acil hasta ve yaralılara acil yardım hizmeti sunan “077 Hızır Acil Servis” pek çok kişiye sağlık hizmeti sunmuş ve acil sağlık hizmetleri bağlamında bir geçiş döneminin sembol kurumu olmuştur.

Yazar Doç. Dr. Hasan Erbay, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı

Kaynaklar

  1. Ekşi A. Kitlesel Olaylarda Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Yönetimi. 1. Baskı. İzmir: kitapAna; 2015.
  2. Tarihçemiz. Kızılay. (Erişim tarihi: 19.09.2021) https://www.kizilay.org.tr/kurumsal/tarihcemiz3.
  3. Barker ZN. İlk Sıhhi Yardım. 1. Baskı. İstanbul: Türkiye Kızılay Gençlik Kurumu; 1938.
  4. Erbay H, Alan S, Kadıoğlu S. [Red Crescent Society correspondence about ambulance purchase on the eve of World War 1]. Demirhan Erdemir A, Başağaoğlu İ, Öncel Ö, Erer S. editörler. Geçmişten Günümüze İstanbul’da Sağlık Kongre Bildiri Kitabı. 1. Baskı. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri;2010:p.897-902.
  5. Sivil Savunma İdaresi Başkanlığı. İlk Yardım ve Ambulans Servisi. 1. Baskı. Ankara: Şark Matbaası; 1968.
  6. Perihan Ş, Günaydın M, Gündüz A. [Pre-hospital emergency health services: the case of Turkiye]. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilim Derg. 2019;8(1):120-7. https://dergipark.org.tr/tr/download/articlefile/68209
  7. Ünlüoğlu İ, Ekşi A, Elçioğlu Ö. [The development of ambulances]. Sendrom. 2002;14(2):18-24.
  8. Çelikli S. [From its establishment till today, standardization efforts and breaking points in the paramedic education]. Hastane Öncesi Derg. 2016;1(2):39-54. https://dergipark.org.tr/tr/download/articlefile/253608
  9. Belediyemize Bir Ambulans Armağan Edildi. Altıeylül Gazetesi. 02.08. 1973:1.
  10. “Cankurtaran” arabası ile can kurtarmağa koşuyoruz. Milliyet Gazetesi. 23.08.1955:5.
  11. Numanoğlu SC, Elçioğlu Ö, Özden H, Ünlüoğlu i. [19. Yüzyılda Acil Tıp Hizmetleri, Cumhuriyet Sonrası Türkiye’de, Acil Yardım Hizmetlerinin Sunumu]. Kahya E, Şar S, Ataç A, Oğuz NY, Arda B. editörler. V. Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirileri Kitabı. 1. Baskı. Ankara: 1998. p.99-105.
  12. Sofuoğlu T. [Tarihçe]. Acil Ambulans Hekimleri Derneği. (Erişim tarihi: 08.10.2020) https://www.aahd.org.tr/tarihce/
  13. Milli Eğitim Bakanlığı. Acil Sağlık Hizmetleri. Acil Sağlık Hizmetlerinin Yapısı. Ankara: 2011. http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/ moduller_pdf/Acil%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k %20Hizmetlerinin%20Yap%C4%B1s%C4%B 1.pdf
  14. Sofuoğlu T. Dünyada ve Türkiye’de Ambulans Hizmetlerinin Gelişimi. (Erişim tarihi: 2.8.2020) https://www.healthworldnews.net/dunyada-veturkiyede-ambulans-hi zmetleriningelisimi/?yede-ambulans-h%3Fzmetler%3Fn %3Fn-gel%3Fs%3Fm%3F%2F_
  15. Özdoğan M, Ağalar F, Eryilmaz M, Özel G, Taviloğlu K. [prehospital life support in trauma patients: basic or advanced trauma life support]. ulus Travma Derg. 2006;12(2):87-94. https://app.trdizin.gov.tr/dokuman-goruntule?ext=pdf&path=iszyC6h_XyiCkvthyLGCVWkgpT9Eg2ELuy0NoIqgBy5FzcRuYb WQk4LeXvrsEFvFykRIo4lxaFp2tOuzwszQw 9rvTNVh28ryp0x-sMkyMQ8= 16.
  16. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı. [Acil Tıp Hizmetleri Modernize Ediliyor]. Broşür. Ankara: 1985.
  17. Ege R. Kazalar, Önlenmesi, Haberleşme, Acil Yardım, Teşkilatlanma. Gazi Üniversitesi Kazaları Araştırma ve Önleme Enstitüsü Yayını No:1. Ankara: Emel Matbaacılık Sanayi; 1983.
  18. Ege R. Acil Yardım ve Kazalar. Gazi Üniversitesi Kazaları Araştırma ve Önleme Enstitüsü Yayını No:2. Ankara: Emel Matbaacılık; 1984.
  19. Kaylan AR. istanbul Ambulans Sistemi için Yerleşim ve Dağıtım Modeli. 1. Baskı. istanbul: Boğaziçi Üniversitesi; 1984 20.
  20. Güvercin CH, Murat A, Arda B. [The village institutes and health education]. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası. 2004;57(2):97-103. https://www.academia.edu/37017909/K%C3% B6y_Ensti_t%C3%BCleri_Ve_Sa%C4%9Flik_ E%C4%9Fi_ti_mi_ 21.
  21. Kaba H, Elçioğlu Ö. [Rise and development of the first and emergency aid technician and emergency medical technician professions’ process at the historical development of the emergency health services: review]. Turkiye Klinikleri J Med Ethics. 2013;21(3):127-35. https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-acilsaglik-hizmetlerinin-tarihsel-gelisimisurecinde-ilk-ve-acil-yardim-teknikerligi-ve-acil -tip-teknisyenligi-mesleklerinin-ortaya-cikisive-gelisimi-67117.html 22.
  22. Akyolcu N. [Emergency nursing from yesterday to today]. iÜFN Hem Derg. 2007;15(60):173-78. https://docplayer.biz.tr/17876971-Dunden-bugune-acil-hemflireli-i.html
  23. Demirhan Erdemir A. [Acil Tedavi ve Bakımda Tıp Etiği Sorunları]. 1. Baskı. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevi; 2006. p.6-7.
  24. Anavatan Partisi. Anavatan Partisi 29 Kasım 1987 Seçim Beyannamesi. Broşür. Ankara: 1987.
  25. T.B.M.M. Gündem Dışı Konuşmalar. TBMM Tutanak Dergisi. 18.12.1984. p.334. 26.
  26. Türkiye’nin En Modern “Acil Servis”i Ankara’da Kuruluyor. Ulus Gazetesi. 28.04.1985.
  27. Başbakan, “Hızır Servis”i açtı. Milliyet Gazetesi. 10.10.1985:7
  28. Hızır Acil Servis hizmete girdi. Barış Gazetesi. 10.10.1985.
  29. İstanbul Büyükşehir Belediyesi. [İstanbul itfaiyesi 300 Yaşında]. (Erişim tarihi: 14.10 2014) http://www.ibb.gov.tr/sites/itfaiye/workarea/pa ges/acilambulans.aspx
  30. Taviloğlu K, Ertekin C, Türel Ö, Günay K, Güloğlu R, Kurtoğlu M. [Quality of emergency medical aid in the city of istanbul observations, problems and suggestions]. Ulus Travma Derg. 1998;4(2):95-100. https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/uTD_4_2_95_100.pdf
  31. Demirhan N. [Türkiye’de 112 – İlk ve Acil Yardım Hizmetleri ve Afetlerdeki Rolü]. 1. Baskı. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevi; 2003. p.20-1.
  32. Esin S, Oğuzhan T, Kaya C, Ergüder T, Özkan AT, Yüksel İ. Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetimi. 24-28 Ekim 2000-YALOVA. Kurs Notları. Ankara: Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı; 2001. p.84. https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/kitaplar/afetlerdesaglikhizmetleriyonetimi.pdf
  33. Özcan C, Çetiner Y. [Emergency health care services and paramedics in Turkey]. Sağlık ve Toplum. 2010;20(1):34-9. https://ssyv.org.tr/wp-admin/uploader/BELGELER/Turkiyede.pdf

34       Erbay H. [Why the prehospital emergency call number in turkey is 112? A recent history research in the context of ambulance services]. Lokman Hekim Derg. 2017;7(1):28-32. https://dergipark.org.tr/tr/download/articlefile/643951

35.       Çalıkuşu A, Özer Ş. [Ülkemizde Travma Sonrası Acil Yardım Hizmetleri]. Ulus Travma Derg. 1997;3(4):251-7. https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/uTD_3_4_251_257.pdf

Önemli Not: Dr. Hasan Erbay tarafından hazırlanan bu yazı; Türkiye Klinikleri Tıp Etiği-Hukuku-Tarihi Dergisi’de Araştırma yazısı olarak yayınlanmıştır. (2021;29(3):323-30; DOI: 10.5336/mdethic.2020-79486)

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir