Uğur Şahin: 30 yıllık kariyerimde halkın bu kadar bilime ilgi duyduğunu asla görmedim.

Uğur Şahin: 30 yıllık kariyerimde halkın bu kadar bilime ilgi duyduğunu asla görmedim.

İspanya’da 23 Ekim 2021 tarihinde, “Halkla Buluşma” etkinliğine katılan Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci “30 yıllık kariyerimde halkın bu kadar bilime ilgi duyduğunu asla görmedim. İnşallah herkes insanlık yararına kullanarak bu ilgiyi duymaya devam eder” dedi.

İspanya’da Asturias Prensesi Ödülleri’nde teknik ve bilimsel çalışmalar dalında ödül alan BioNTech firmasının kurucuları Şahin ve Türeci, Oviedo kentinde “Halkla Buluşma” adı altında bir söyleşiye katılarak İspanyolların sorularını yanıtladı.

“Birinin insanlık için buluşu eşiyle birlikte yapması nasıl bir şey?” sorusu üzerine Şahin ve Türeci, hem eş hem de başarılı bir bilim insanı olunabileceği ifade etti.

Ardından Türeci, “Bize hep evli olup nasıl yaratıcı olabiliyorsunuz? diye soruyorlar. Aslında çok zor değil. Hiçbirimiz birbirimizin üzerinde üstünlük kurmaya çalışmıyoruz.” derken, Şahin ise “Çocukluktan beri bilim insanı olmak ve birlikte olacağım kadınla her gün bilimle ilgili tartışmayı düşledim. Bu benim için büyük bir zevk” dedi.

Hayatın hazırlıklı olanları ödüllendirdiğini dile getiren Şahin, kendilerinin şu an yaşadıkları şeyin tam olarak bu olduğunu vurguladı.

Şahin, “30 yıllık kariyerimde halkın bu kadar bilime ilgi duyduğunu asla görmedim. İnşallah herkes insanlık yararına kullanarak bu ilgiyi duymaya devam eder” diye konuştu.

Alman hükümetinden aldıkları teşviklerle 2008’de BionNTech’i kurarak onkolojik terapi çalışmalarını üniversiteden kendi laboratuvarlarına taşıdıklarını aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“2012’de bir onkoloji hastasında başladığımız, tümörü aşıyla kontrol etme çalışmamız 2015’te ilk kez başarılı sonuç verdi. Ama 1 hasta için 2 bin sayfadan fazla belge çıkmıştı. Teknolojiyi kullanarak 2019’da onkolojide çok güçlü bir veri tabanı oluşturduk ve bu bize büyük bir zaman kazandırdı.

Kansere odaklanarak çalışmalarımıza başladık ve temel anlayışımız merak, tümörün nedenini anlamak, araştırmak ve hastalarımıza yardımcı olmak. Eğer istatistikleri, verileri öğrenmezsen bilimi öğrenemezsin. Milyonlarca hücre var ve her kanser hastalığı farklı. Bu yüzden her vakayı ayrı ele almaya karar verdik. Buradan hareketle kanser aşısı üzerine çalışmaya başladık.”

Salgının kendilerine sorunların sınırların ötesinde olduğunu gösterdiğini dile getiren Şahin, “Tüm dünya aşılanmalı. Birlikte çalışmayı öğrenmek, küresel düşünmek zorundayız. Sadece ailemiz ya da komşumuz için değil, hepimiz (bilim insanları) insanlığa hizmet etmek için buradayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bilime hepimiz sahip çıkmalı ve destek olmalıyız”

Türeci de bilimin en büyük düşmanının “yalan yanlış haberler” olduğunu, salgınla birlikte bilimin küresel bir krize cevap verecek kapasiteye ulaştığının ortaya konulduğunu vurgulayarak “Aşı karşıtlarının arkasında da hep bu var. Doğru bilgilendirme çok önemli ve medyanın buradaki rolü belirleyici. Bilim insanı olalım veya olmayalım bilime hepimiz sahip çıkmalı ve destek olmalıyız” dedi.

Türk kökenli bilim insanları ayrıca, gençlere sevdikleri işi yapmaları, sürekli soru sormaları, mutlu olmak için küçük de olsa farklılık yaratan bir şey yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Şahin ve Türeci, iki saate yakın süren söyleşi sonrasında salondaki İspanyollardan büyük alkış aldı.

Şahin ve Türeci’den Turkovac aşısı açıklaması

Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’ye İspanya’dan Covid-19 aşısı için ödül verildi. (İspanya Oviedo, 22 Ekim 2021)

BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’ye İspanya’dan ödül verildi. Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, düzenledikleri basın toplantısında yerli aşı Turkovac hakkında da açıklamalarda bulundu.

İspanya’nın uluslararası alanda en prestijli ödülü olan Asturias Prensesi Ödülleri’nde teknik ve bilimsel dalda ödüle layık görülen Uğur Şahin ve Özlem Türeci, törenin yapılacağı Oviedo kentinde basın toplantısı düzenledi.

“Olağanüstü bir takım çalışmasıyla imkânsızın imkânsızını gerçekleştirdik” diyen Şahin, “2020’de başladığımız çalışmaları en kısa zamanda bitirmemiz gerekiyordu. Vardiyalı 24 saat çalıştık. Herkes işine konsantre oldu. Dışarıda olup bitenden kimsenin haberi yoktu. Bu bize büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir fırsat verdi” dedi.

Ürettikleri Covid-19 aşısının aşamalarının engelsiz bir süreçle ilerlediğini kaydeden Şahin, faz 1’de 4 bin, faz 2’de 60 bin ve faz 3’te 5 milyon kişide uygulanan aşının onayının çok büyük bir veri tabanına dayandığını vurguladı.

Mutasyona karşı etkili

Türeci, Covid-19’a karşı Türkiye’de geliştirilen yerli Turkovac aşısı için ise “Onay alan tüm aşılar gibi salgının aşılmasında insanlığa yardımcı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Özlem Türeci de Covid-19 aşısını bulmalarından dolayı çok mutlu olduklarını dile getirerek, “Bilimin, küresel bir krize karşılık verebileceğini gösterdik” diye konuştu.

Mevcut durumda piyasada olan Covid-19 aşılarının virüsün mutasyona uğrayan türlerine karşı da etkili olduğunu anlatan Türeci, buna rağmen yeni bir virüsle karşı karşıya olmalarından dolayı tedbiri ve araştırmaları elden bırakmamak gerektiğini ifade etti.

Covid-19 Aşısına ulaşım sorunu

Dünya nüfusunun mevcut durumda sadece yüzde 37’sine aşı ulaştırılmasıyla ilgili bir soruya ise Şahin, “Hedefimiz her zaman bu aşının dünyadaki herkese ulaştırılması oldu. 2021 yılı sonunda 140 ülkede toplam 3 milyar doz aşı ulaşmış olacak. Gelecek yıl da bu devam edecek. Hep birlikte başarabiliriz” cevabını verdi.

Özlem Türeci de aşı patentlerinin serbest bırakılmasının “çözüm değil sorun olabileceğini” vurgulayarak, “Önemli olan aşının eşit dağıtımı. Bununla ilgili bazı çalışmalar yapılıyor. Örneğin, Afrika ülkelerinin kendi içlerinde aşı üretimi zaten yapılıyor ama bu yeterli değil” dedi.

MRNA Aşıları

BioNTech olarak 2012 yılından bu yana kansere karşı aşı denemeleri yürüttüklerini ve önemli bir yol kat ettiklerini söyleyen Türeci, şöyle devam etti:

“MRNA aşılarında hastaya bağlı özel çalışmalar yapıldı. 100’den fazla kişiye deneme yaptık. Güvenli olduğunu görüyoruz. Tümörün kontrol altına alınıp küçültülmesini sağlamada ilerleme kaydettik. 4-5 yıl içinde sağlık sisteminin içinde, alımı kolay ve normal şekilde piyasada olacağını düşünüyoruz.”

Asturias Prensesi Ödülleri Teknik ve Bilimsel Araştırmalar Jürisi, bu yıl bu daldaki ödüle Uğur Şahin ve Özlem Türeci ile birlikte Covid-19 aşılarının bulunmasına katkılarından dolayı Katalin Kariko (biyokimyacı), Drex Weissman (immünolog), Philip Felgner (immünolog), Derrick Rossi (biyolog) ve Sarah Gilbert’i de (aşı uzmanı) layık gördü

Paylaş
Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir